Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2833 E. 2026/1074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2833
- Karar No
- 2026/1074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1689 E., 2025/381 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pülümür Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/65 E., 2024/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili; muris .... ölümünden 2 gün önce .... Noterliğinde 07.07.2020 tarihli vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetnamenin şekle aykırı olduğunu, murisin vasiyetnameyi düzenlediği esnada fiil ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin irade sakatlığı hâllerinde düzenlendiğini, vasiyetnamenin içerik itibarıyla hukuka aykırı olduğunu ve tanıklık yapmış olanların tanıklığa engel bir durumlarının okur-yazar olup olmadıklarının yeterince incelenmeden salt bir beyan ile yetinilerek vasiyetnamede tanıklık yapmalarının hukuka aykırı olduğunu belirterek .... Noterliğinin 07.07.2020 tarih ve 201 yevmiye No.lu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. Davacı ... vekili beyan dilekçesinde; açılan davadan müvekkil ...'un talebi üzerine kendisi yönünden feragat ettiğini beyan etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ...; murisin vasiyetname düzenlendiği esnada akıl sağlığının yerinde olduğunu, irade sakatlığının bulunmadığı, kendi isteğiyle vasiyetname düzenlemek istediğini ve okuma yazma bilmediğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iptale ilişkin iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetnamenin iptalini gerektirir yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin maddi hata değerlendirmesinin yanlış olduğunu, 2. Vasiyetnamede murisin notere gidildiğinin yazıldığı fakat murisin değil noterin murisin bulunduğu eve giderek davaya konu vasiyetnameyi düzenlediklerini, gerçek durumu yansıtmayan vasiyetnamenin şüphe doğurduğunun açık olduğunu, 3. Vasiyetname düzenlenirken doktorun geldiği iddiasının davalının beyanından öteye gitmediğini, doktorun isim ve soyisminin ne olduğu konusunda ihtarat yapıldığı ancak cevap verilmediğini, 4. Adli Tıp Kurulunca yapılması gerekenin eldeki mevcut evrak ve raporlar ile adli tıp raporu hazırlamak olduğunu, 5. Murisin vasiyetname düzenlendiği esnada akıl sağlığının yerinde olmadığının tanık beyanları ile ispatlandığını ve davalıların murisin içinde bulunduğu bu durumdan yararlanarak vasiyetname düzenlediklerini, 6. Adli Tıp Kurulundan alınan raporun davalı tarafa tebliğ edilmeden yargılamanın sonlandırıldığı için kararın usul ve esasa aykırılıktan bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.