Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/921 E. 2024/2282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/921
Karar No
2024/2282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 08.01.2024 SAYISI : 2023/3147 E., 2023/2191 K. DAVA TARİHİ : 22.03.2017 KARAR : İstinaf Dilekçesinin Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/123 E., 2021/232 K.

Taraflar arasındaki 4721 sayılı TMK'nın 588 inci maddesi gereği gaipliğe karar verilmesi ve malvarlığının Hazineye aktarılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından tavzih talep edilmekle Mahkemece 06.10.2023 tarihli kararı ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 08.01.2024 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Ek karar fer'i müdahil vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul, Kadıköy ilçesi, 493 ada, 60 parselde kayıtlı ahşap ev vasfındaki taşınmazın hissedarlarından ... kızları ..., Behiye ve ... gaip olduğu, buna ilişkin Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.03.2005 tarihli kararı ile İstanbul Defterdarlığının kayyım olarak atandığını, dava konusu taşınmazın 10 yıldır kayyımla idare edildiğini, 4721 sayılı TMK'nın 588 inci maddesi uyarınca maliklerin gaipliğine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı davaya cevap vermemiştir.

2. Müdahale talebinde bulunan ... vekili talep dilekçesinde; taşınmaz kayıt maliki ... müdahale talebinde bulunan Hakan'ın babası Şen Kaya'nın annesi olduğunu, kayıt maliklerinin nüfus kayıt bilgilerinin açık olduğunu, yine kayıt maliklerinin annesi ...'nin baba adının değişmesi hakkında dava açıldığı davanın kabul edildiğini, ...'ın 28.1.1976 yılında öldüğü ve T.C. vatandaşlık numarasının olduğunu, gaip olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Mahkemece 12.04.2018 tarihli duruşmada ...'ın davaya fer'i müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olan taşınmazın maliklerinin bulunamamış olması nedeniyle taşınmazın idaresi yönünden İstanbul Defterdarının kayyım olarak tayin edildiği, mahkememizce getirtilen tapu kayıtlarının incelenmesinde tapu kaydının Behiye, ... kızı (1/4), ..., ... kızı (1/4), Vahide, ... kızı (1/4) ve ..., ... kızı (1/4) adına kayıtlı olduğu, mahkememizce gerekli ilanların Türkiye genelinde yapıldığı ve yapılan ilan sonucu mahkememize herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, dava konusu olan taşınmazın da en az 10 yıldır kayyım ile idare edilmiş bulunması karşısında kanunun aradığı anlamda koşulların oluştuğu, her ne kadar fer'i müdahil tarafından ...'ın taşınmaz maliki Vahide"nin mirasçısı olduğu ve Fatma Vahide"nin varislerinin bulunduğu, bununla alakalı olarak İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2018/410 Esas ile görülen dava neticesinde murisin verasetinin subutuna karar verildiği beyan edilmiş ise de tapu kaydındaki kişi ile veraset ilamındaki kişinin aynı kişiler olduğunun mevcut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mirasçılık belgesine ilişkin davanın bekletici mesele yapıldığını, ancak bu karar kesinleşmeden ara karardan rücu edilmeden karar verildiğini, resmi belgelerle mirasçılığın ispat edildiğini, sadece mirasçılık belgesinin delil olarak sunulmadığını, dayanak mahkeme kararlarının da sunulduğunu, yasal mirasçıların başvurması halinde gaiplik kararının yok olduğunu, resmi belgelerin incelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesince 07.04.2023 tarihli kararı ile, fer'i müdahilin tek başına istinaf etme hakkı olmadığından bahisle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İlgili karar, sadece davalıya tebliğ edilmiş, davacı vekiline ve fer'i müdahil vekiline tebliğ edilmemiştir.

2. Bu aşamada davalı vekili tarafından hükmün tashihi talep edilmiş, Mahkemece 06.10.2023 tarihli kararı ile tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu karar fer'i müdahil tarafından istinaf edilmiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fer'i müdahil tarafından hükmün ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte istinaf veya temyiz edilebileceği, lehine müdahale edilen taraf istinaf veya temyiz yoluna başvurmazsa, 6100 sayılı HMK’nın 68 inci maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil tarafından kararın yalnız başına istinaf veya temyiz edilemeyeceği gerekçeleriyle taraf sıfatı bulunmayan fer’i müdahale talep edenin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

E. Bölge Adliye Mahkemesinin Ek Kararı Kararın fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 08.01.2024 tarihli ek kararı ile; gerekçeli kararın feri müdahil vekiline e- tebligat yolu ile 16.07.2023 tarihinde tebliğ olunduğu, temyiz talebinin ise 03.01.2024 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle 07.04.2023 tarihli ve 2021/2377 Esas, 2023/553 Karar sayılı karara yönelik temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.01.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil ek kararın temyizi dilekçesinde özetle; ek kararın hatalı olduğunu, temyizin süresinde olduğunu, yerel mahkemenin kararının ve tavzih kararının yine buna ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, tapu kayıtlarının incelenmediğini, tavzih kararı ile düzeltme yapılamayacağını, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, fer'i yahut asli müdahillik tartışmasından bağımsız olarak bu hususun irdelenmesi gerektiğini, emredici hükümlere aykırı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı TMK'nın 588 inci maddesi gereği gaipliğe karar verilmesi ve tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 68 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemesince fer'i müdahil vekilinin temyiz talebinin süresinde olmadığından bahisle ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de yapılan incelemede, fer'i müdahil vekiline karar ilamının 31.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, fer'i müdahil vekili tarafından 03.01.2024 tarihinde süresi içinde kararın temyiz edildiği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 08.01.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekmiştir.

2. Fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince,

a. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 68 inci maddesi uyarınca, fer'i müdahilin davada yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmesi nedeni ile fer'i müdahil ancak davada lehine katıldığı tarafla birlikte kararı temyiz edebilmektedir. Bunun yanında, bir davada kanun yoluna başvurma hakkı kural olarak davanın taraflarına aittir. Ancak verilen hüküm ile külfet altına giren ya da hakkı ihlal olunanın da kanun yoluna başvuru hakkı olduğu kabul edilmektedir.

b. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 588 inci maddesinde; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, Hazinenin istemi üzerine o kimsenin gaipliğine karar verileceği, gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilân süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirasının Devlete geçeceğini, Devletin, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.

c. Yapılan açıklamaların ardından somut olaya bakıldığında, davacı tarafından tapu maliklerinden ... gaipliğine ve davaya konu taşınmazdaki payının Hazine adına tesciline kararı verilmesinin talep edildiği, yargılama sırasında dava konusu taşınmazda kayıt maliki olan ... mirasçısı olduğunu iddia eden ... tarafından davaya müdahale talebinde bulunularak kayıt maliki ... murisi olan Vahide Karabayraktar olduğunun belirtildiği, Mahkemece ...'ın davaya feri müdahil olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Bu aşamadan sonra, Mahkemece verilen kabul kararına karşı feri müdahilin tek başına kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

d. Ne var ki, bir davada kanun yoluna başvurma hakkı kural olarak davanın taraflarına ait olsa da verilen hüküm ile külfet altına giren ya da hakkı ihlal olunanın da kanun yoluna başvuru hakkı olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın kayıt malikinin gaip olmadığının anlaşılması halinde davanın davacı Hazine yönünden dinlenme imkanın kalmayacağı, mahkemece yargılamanın eksik ve hatalı yapılması durumunda kanun yoluna başvuranın hak ihlalinin oluşabileceği kuşkusuzdur.

e. Zira, Mahkemece tapu kaydındaki Vahide ile fer'i müdahil ... murisi Vahide Karabayraktar'ın aynı kişi olduğunun mevcut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece verilen kabul kararının eksik incelemeye dayalı olduğu görülmektedir. Şöyle ki; dava konusu 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazın, ... kızı ... ve ... kızları Behiye, ... ve Vahide adına kayıtlı olduğu, 1945 tarihli kadastro tutanağında, dava konusu taşınmazın ... ve kızları ..., Behiye ve Vahide'ye ait olduğunun yazılı olduğu, yine ... tarafından açılan kayıt düzeltilmesine ilişkin davada; Kadıköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesince 16.05.1984 tarihli kararı ile, tapu kayıtlarında baba adı Halil olarak yazılan ...'nin Kadıköy ... Mahallesi nüfusu 012.02 cilt, 83 sahife, 101 kütük sıra numarasında baba adının ... olarak yazılı olduğu, diğer hissedarların da ... ve kocası ...'in kızları Behiye, Vahide ve ... oldukları belirtilerek 493 ada 60 parsel sayılı taşınmazda 1/4 hissenin maliki olan ...'nin baba adının ... olarak düzeltilmesine karar verildiği, ilgili kararın 19.11.1984 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine dosya içerisinde bulunan ...'a ait nüfus kayıtlarının incelenmesinde; babasının ..., anne adının ..., annesi ...'nin baba adının ... olduğu ve kardeşlerinin Behiye, ... olduğu görülmüştür. Mahkemece bahsi geçen belgelerin incelenmediği, kararda tartışılmadığı anlaşılmıştır.

f. Hal böyle olunca, kayıt maliki ... mirasçısı olduğunu belirten fer'i müdahil ...'ın, kararı istinaf etme hakkı bulunduğu gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.01.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/921, K. 2024/2282, T. 30.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-921-e-2024-2282-k-b1dc7571b80d