Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/694 E. 2024/5672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/694
- Karar No
- 2024/5672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/75 E., 2024/17 K. DAVA TARİHİ : 23.10.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/176 E., 2022/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilli ve davalı olan babasının ortak yaptıkları binada ayrı dairelerde olmak üzere oturmaya devam ettiklerini, müvekkilinin örf - adet ve aile ilişkileri nedeniyle babasının hakkını vereceğini düşünerek tapunun babası adına tescilinde sakınca görmediğini, davalı babasının ise şu an taşınmazı müteahhide vermek istediğini, tutum ve davranışlarından müvekkilinin hakkını vermek istemediği anlaşılan davalı hakkında eldeki davayı açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek; davanın kabulü ile taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkili adına tescilini istemiş, 08.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle terditli olarak da şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; taşınmazın satın alındığı tarihte davacının 18 yaşında olması ve düzenli olarak çalışmaması nedeniyle müvekkiliyle birlikte ortak taşınmaz almalarının mümkün olmadığını, dava konusu arsanın üzerindeki üç katlı binanın müvekkili tarafından yapıldığını, zira o dönem çalıştığı fabrikadan çıkış tazminatı alan müvekkilinin akabinde de kendisine ait birkaç taşınmazını satarak bu binayı inşaa ettiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... İnanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, davacının yemin teklif etme hakkını kullanması sonrasında davalının yemini eda ettiği, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının çalıştığı iş yerinden gerekli belgelerin ve yine davalı yönünden de hesap dökümlerinin eksik getirtildiğini, davacının 18 yaşında değil 16 yaşında çalışma hayatına başladığını davalı savunmasının gerçeği yansıtmadığını, davalı delillerinin kendi içerisinde çelişkili olduğunu, davacı tanık beyanlarının hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, sadece yemin delili hükme esas alınarak aleyhe karar verildiğini, oysaki yalan yere yemin edildiğini, istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebeplerin aşamalarda dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.