Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/687 E. 2024/5675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/687
- Karar No
- 2024/5675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1104 E., 2023/1584 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/287 E., 2022/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimince hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; tarafların kardeş olup kök muris babaları ...den davacıya, davalıya ve anneleri ...'e kalan 139 ve 141 parsel sayılı taşınmazların Devlet Hava Meydanları İşletmeleri tarafından kamulaştırılması sonucu 24.01.2011 tarihinde 320.111,00 TL kamulaştırma bedelinin muris anneleri ...'ye ödenmesinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra ... 4. Noterliğince düzenlenen 13.02.2015 tarihli ve 3672 yevmiye sayılı vasiyetnameyle muris ...'in "Yirmi (20) yıldır oğlum ... bana bakar, ...'nın yanında kalırım." diye beyanda bulunarak kamulaştırma bedelin davalı ...'ya bıraktığını, oysa bu beyanların yalan olup kamulaştırma başlayıncaya kadar muris ...'nin davacıyla kaldığını belirterek; 13.02.2015 tarihli vasiyetnamenin iptalini, bu istem kabul edilmediği taktirde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davacının saklı payı kadar tenkis kararı verilmesini, vasiyet edilen kamulaştırma bedelinden davacının saklı payına isabet eden şimdilik 80.000,00 TL.'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunarak, vasiyetname tenfiz edilmeden bu davanın açılamayacağını, vasiyetnamenin murisin iradesi ürünü olup ölümü anında müvekkiline verilmek üzere bir malvarlığı olmadığını, daha önceden bir miktar parayı müvekkiline verdiğini ve diğer mirasçıların bu para üzerinde hakları olmadığını, kamulaştırma bedelini murisin evvela kendi hesabında tuttuktan sonra sağlığında anne ve babasının bakımlarını üstlendiğinden, bir kayıt ve şart olmaksızın muris tarafından ölümünden yıllar önce davalıya bağışlandığını, ölüm anında terekede bulunmayan malın tenkisinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla paranın terekeye dahil edildiği düşünülse dahi murisin yaşadığı süre içerisindeki tüm masraflarının bu meblağdan yapıldığının kabulü ve ölüm anındaki net tereke değerinin tespiti gerektiğini, dava konusu para tahsil olunduktan sonra % 7'sinin kamulaştırma davasını takip eden avukata vekalet ücreti olarak ödendiğini, murisin bakım masrafları ile kaldığı evin kira bedellerinin de bu meblağdan düşülmesi gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Ziraat Bankasınca kamulaştırma bedelinin ... tarafından çekildiğinin bildirildiği, muris ...'nin 13.02.2015 tarihli vasiyetnameyle kendisine ödenen kamulaştırma bedelini ...'e; kendisine bakması ve bakacak olması şartıyla verdiğini beyan ettiği, Adli Tıp Kurumunca muris ...'nin 13.02.2015 tarihi itibariyle fiil ehliyetinin olduğunun tespit edildiği, tanık beyanlarına göre murisin yaşamının son dönemini davalının yanında geçirdiği, henüz hayattayken kamulaştırma bedelini davalıya kazandırmasının sağlararası kazandırma olup tenkise tabi olabilmesi için TMK'nın 565. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerektiği, murisin kamulaştırma bedelini davalıya vermesi bağış niteliğinde olup vasiyetnamenin içeriğinden bağışın kendisine bakılması şartıyla yapıldığının bu nedenle sırf saklı payı etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı kanaatinin oluşmadığı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yasada vasiyetnamenin açıkça ölüme bağlı tasarruf olarak düzenlenmiş olması sebebiyle sağlararası işlem kabul edilemeyeceğini, bedelin murisin sağlığında verilmemiş olup öldükten sonra davalıya kalmasının istendiğini, vasiyetnamenin başlığında "öldükten sonra geçerli olmak üzere" ibareleri yazılmış olmakla vasiyetin ölüm sonrasında geçerli olacağının anlaşıldığını, muris sağlığında paranın tamamını teslim etse de öldükten sonra davalıya kalmasını istediğini vasiyet ettiğinden tüm unsurlarıyla vasiyetname unsurlarını taşıyan işlemin sağlararası işlem olarak kabul edilemeyeceğinden tasarrufun mutlak tenkise tabi olduğunu, sağlararası işlem olduğu kabul edilirse dahi TMK 565/4 hükmü uyarınca ölümden önceki bir (1) yıl içinde adet üzere verilen hediyeler dışındaki bağışların tenkise tabi olup ayrıca vasiyetnamenin düzenlendiği tarihle murisin öldüğü tarih arasında bir (1) yıldan az süre bulunması sebeiyle de doğrudan tenkise tabi işlem bulunduğunu, saklı payı ihlal kastı olup olmadığının ancak ölümden bir (1) yıl fazla süre öncesinde yapılan tasarruflar için araştırılabileceğini, mutlak surette tenkise tabi tasarruf bulunduğundan davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.