Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/605 E. 2024/5543 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/605
Karar No
2024/5543
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1231 E., 2023/1992 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.09.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak, yeniden hüküm tesisi ile gerekçesi değiştirilerek davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Manyas Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/31 E., 2021/39 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak, yeniden hüküm tesisiyle gerekçesi değiştirilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ...'un 29.08.2019 tarihinde öldüğünü, muris tarafından bazı taşınmazların satış sureti ile bazı taşınmazların ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile davalılara devredildiğini, bir kısım taşınmazların ise davalıların borcu nedeni ile ipotek verildiğini, davalıların borcunun ödenmesi için de bazı taşınmazların muris tarafından satıldığını, bu işlemlerin müvekkillerinin miras haklarını zedelediğini ileri sürülerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının muris muvazaasına dayalı olarak iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde tenkisine; öte yandan murisin davalı ... lehine Manyas Noterliğinin 04.02.2010 tarihli ve 0338 yevmiye sayılı vasiyetnamesini düzenlediğini, bu vasiyetnamede davalıya bırakılan taşınmaz ve taşınır malın, muris tarafından ölmeden önce satması ile davalının vasiyetname düzenlemezse kendisine bakılmayacağını söyleyerek korkutması sonucu, murisin vasiyetnameyi düzenlemiş olması nedeni ile geçersiz olduğunu ileri sürerek TMK'nın 557. maddesi 2 ve 3 üncü fıkralarındaki nedenlerle dayalı olarak vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Mahkemece diğer talepler yönünden dava tefrik edilerek, vasiyetnamenin iptali talebi yönünden yargılama yapılmıştır. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının yerinde olmadığını, vasiyetnamenin iptali sebeplerinin kanunla sınırlı şekilde sayıldığını, bunların ehliyetsizlik, irade sakatlığı, yanılma, aldatma, korkutma, hukuka ve ahlaka aykırılık ile şekle aykırılık olduğunu, bu hususlar dışında kalan hallerde vasiyetnamenin iptalinin talep edilemeyeceğini, dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/31 Esas, 2021/39 Karar sayılı kararı ile "...davaya konu vasiyetnamenin muayyen mal vasiyeti niteliğinde olduğu, murisin vasiyetname tarihinden sonra vasiyet konusu malları üçüncü kişiye sattığını, TMK'nın 544/2. maddesi ve yerleşik uygulamalar kapsamında vasiytenamenin hükümsüz kaldığı ve kendiliğinden ortadan kalktığı, bu nedenle işlemin iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, davalı ...'in ise vasiyetname alacaklısı olmadığı..." gerekçesiyle "... davalı ... yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddeleri gereğince davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, .... davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2021/1231 Esas, 2023/1992 Karar sayılı kararı ile "...davalı ... hakkında açılan davanın reddi kararının sonuç itibari ile yerinde olmasına karşın red gerekçesinin yerinde olmadığı...davadaki red gerekçesinin, vasiyetnamenin zaten geçersiz olmasına dayalı olarak hukuki yarar bulunmamasının değil, bu hususun ileride açılacak olan vasiyetnamenin tenfizi davasında ileri sürülebilecek hususlardan olmasının gerektiği, davacı tarafça; muris muvazaası, mirasta denkleştirme ve vasiyetnamenin iptali iddialarına dayalı olarak açılan davada, mahkemece vasiyetnamenin iptali davasının resen tefrik edildiği ve düzenlenen tensip zaptında da, davalı ...'ın resen davalı olarak belirtildiği, davalı ...'ın vasiyetnamenin iptali davasında davacı tarafça değil mahkemece davalı olarak belirlendiği, bu durumda davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığı..." gerekçesiyle "...davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Tefrik hususuna itiraz edilmesine karşın Mahkemece tefrikin gerçekleştirildiğini, oysa ki tüm talepler arasında bağlantının bulunduğunu, b.Dava konusu vasiyetnamenin TMK'nın 557/2 ve 3. maddelerine göre geçersiz olduğunu, esasen davalı ...’un, murisin vefatı halinde tasarrufun iptali ve tenkis davası açılması ihtimaline karşı murisi yönlendirmesi ile vasiyetnamenin tanzimi işleminin gerçekleştirildiğinin düşünüldüğünü, c.Vasiyetnamenin iptali istemleri hakkında Mahkemece yeterli araştırma gerçekleştirilmeden, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve tanıklar dinlenmeden karar verildiğini, d.Mahkemece yalnızca vasiyetname içeriği edilen malvarlığının, murisin sağlığında tasarruf konusu edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/605, K. 2024/5543, T. 09.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-605-e-2024-5543-k-d2b861a3a92e