Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/366 E. 2025/1244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/366
Karar No
2025/1244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1874 E., 2023/1453 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/67 E., 2022/193 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 9328 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki yapı ile birlikte 19.10.1993 tarihli adi yazılı satım sözleşmesi doğrultusunda (48.000,00 Alman Markı üzerinden) satın alındığını, kayıt malikinin davalıların murisi ... olduğunu, malik tarafından dava dışı (damadı) ...’a satış yetkisi içeren 19.03.1990 tarihli vekâletname verildiğini, vekil ...’ın da satış yetkisi içeren 24.04.1990 tarihli vekâletname ile (müteahhit) ...’yi vekil tayin ettiğini, dava dışı ...’ya dava konusu taşınmaz üzerinde (müteahhit olarak) inşaat yapması ve müteakiben satması maksadıyla vekâletname verildiğini, ...'nın arsa üzerine iki katlı bina yapıp taşınmazı müvekkiline sattığını, satış bedelinin ödenmesine rağmen tapu devrinin gerçekleştirilmediğini ve niza konusu gayrimenkulün 19.10.1993 tarihinden beri vekil edenin zilyetliğinde bulunduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul ettiğini bildirmiştir. 2. Davalılardan ..., ..., ...ve ... 10.03.2021 havale tarihli beyan dilekçelerinde; herhangi bir ödemenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar ... vd. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin resmî şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olup adi yazılı senede dayanılarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunulamayacağı, 2. Dava dışı ...'nin dava konusu taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, 3. Tapu malikinin vekâlet verdiği ...'ın (tevkil yetkisi ile) vekil tayin ettiği ...'nin dava konusu taşınmaz yönünden vekillik dışında hukuki bir sıfatının bulunmadığı, 4. ...'nin yüklenici olarak herhangi bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi yapsatçı niteliği de taşınmadığını, 5. Şahsi ihtiyacı nedeni ile dava konusu binayı inşa edip bir süre kullandığı, 6. Davacı ile tapu maliki arasında geçerli bir satış sözleşmesi yapılmadığı, 7. Delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek ... ve davacı arasında düzenlenen 19.10.1993 tarihli adi yazılı satış sözleşmesine ve davacı tanık anlatımlarına değer verilerek davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, 8. Davayı kabul eden ...'ın dava konusu taşınmazda elbirliği ortaklardan olup tek başına davayı kabul beyanının hukuken sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 9328 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki iki katlı yapı ile birlikte 19.10.1993 tarihli adi yazılı satım sözleşmesi doğrultusunda (48.000,00 Alman Markı üzerinden) satın alındığını, kayıt malikinin davalıların murisi ... olduğunu, malik tarafından dava dışı (damadı) ...’a satış yetkisi içeren 19.03.1990 tarihli vekâletname verildiğini, vekil ...’ın da satış yetkisi içeren 24.04.1990 tarihli vekâletname ile (müteahhit) ...’yi vekil tayin ettiğini, dava dışı ...’ya dava konusu taşınmaz üzerinde (müteahhit olarak) inşaat yapması ve müteakiben satması maksadıyla vekâletname verildiğini, ...'nın inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerini alarak inşaatı tamamladığını, davacının vekâletnameye güvenerek dava konusu yeri satın aldığını, satış tarihinde bölgede tapu sisteminin askıya alınması sebebiyle devrin gerçekleştirilmediğini, niza konusu gayrimenkulün 19.10.1993 tarihinden beri vekil edenin zilyetliğinde bulunduğunu, davalılardan ...’nın davayı kabul ettiğini, satış hususunun ispat edildiğini, davanın 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına dayandığını ve reddine karar verilmesinin hem Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararına hem de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/366, K. 2025/1244, T. 04.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-366-e-2025-1244-k-417ba52b0efc