Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/328 E. 2025/980 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/328
Karar No
2025/980
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/572 E., 2023/1796 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.) SAYISI : 2020/212 E., 2022/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen 2010/400 Esas sayılı davada davacı ... vekilince duruşmalı, birleşen davalarda davacılar ... ve ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde birleşen davada davacı ... vekili avukat, birleşen davalarda davacılar ... ve ... vekili avukat ile asıl ve birleşen davalarda davalılar ve ... vekili avukat'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde, davalı arsa malikleri ... ve ... ile davalı yüklenici ... arasında 05.05.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı yüklenici tarafından bağımsız bölümler müvekkillerine satıldığı halde tapu devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek, müvekkillerine satılan dairelerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP 1. Asıl ve birleşen davalarda davalı arsa malikleri vekili cevap dilekçesinde mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Asıl ve birleşen davalarda davalı belediye vekili cevap dilekçesinde husumetin müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede taraf olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit tarihine göre inşaatın tamamlama oranının %84, 15.10.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre ise inşaatın tamamlama oranının %97,49 olduğu, inşaatın bu seviyesine gelmesini bir kısım davacıların sağladığı, sözü edilen davacıların açmış oldukları davaların bu aşamaya kadar kesinleştiği, birleşen davada davacı ... ile davalı yüklenici ... arasında düzenlenen protokolde usulüne uygun bir satış sözleşmesi söz konusu olmadığı, birleşen davada davacı ...'ın açmış olduğu dava yönünden; ...' ın l ile yapmış olduğu sözleşmede 14 no.lu bağımsız bölüm yazılı olmasına rağmen davacının 13 no.lu bağımsız bölümü talep ettiği, sözleşme içeriğinde satış bedelinin yazılı olmadığı, birleşen davada davacı ... yönünden 14 no.lu bağımsız bölüme ilişkin satış sözleşmesi dosyaya sunulmuş ise de, sözleşmenin içeriğinde satış bedelinin belirtilmediği ve satış bedelinin ödendiğine dair bir ibare bulunmadığı gerekçesiyle birleşen İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/435 Esas ve 2012/99 Karar sayılı dosyası, birleşen 2010/400 Esas ve 2012/92 Karar sayılı dosyası ve birleşen 2010/427 Esas ve 2012/98 Karar sayılı dosyası yönünden davanın ayrı ayrı reddine, asıl dava dosyası ile birleşen diğer dava dosyaları yönünden daha önce bir karar verilmiş olup, verilen kararlar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosyada davacı ..., birleşen davada davacı ..., birleşen dosyada davacı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan yüklenici ...’un sözleşmeden doğan edimini ifa edemediği, sözleşme devam ederken yapılan imalatların karine olarak yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, ancak kalan imalâtın bir kısmının İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen birleşen dosya davacıları ile arsa sahipleri tarafından yapılarak %97,49 seviyesine ulaştırıldığı, bu durumda yüklenicinin bağımsız bölüm talep hakkı doğmadığından mahkemece tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye göre 14 no.lu dükkanı aldığını, ancak satış tarihinde numaraların belli olmadığını, depolu dükkan ibaresinden 13 no.lu dükkanın anlaşılması gerektiğini, bu yönde ıslah dilekçesi de verildiğini, dükkan bedelinin 100.000,00 TL’sinin ödendiğini, 25.000,00 TL ise tapu devrinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, dükkan üzerinde müvekkilinin hak sahibi olduğunu beyan etmektedir.

2. Birleşen davalarda davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerin inşaatın tamamlanacağından haberleri olmadığı gibi, inşaatı tamamlama gibi bir zorunlulukları bulunmadığını, taşınmazlarını usule uygun olarak satın aldıklarını ve bedellerini ödediklerini, eksik iş bedellerini davanın başından beri tamamlamak istediklerini, satış sözleşmelerinin usulüne uygun olduğunu, 13 ve 14 no.lu bağımsız bölümlerin müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, birleşen davalarda davacılar ..., ... ve ... vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin birleşen davalarda davacılar ..., ... ve ...’dan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen davalarda davalılar ve ...’a verilmesine,

Davacılar harçtan muaf olduğundan, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/328, K. 2025/980, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-328-e-2025-980-k-65f3ae5bf406