Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2935 E. 2025/1168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2935
Karar No
2025/1168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/726 E., 2024/568 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/275 E., 2023/1079 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının Şanlıurfa ili, ... ilçesi, .. Mahallesi, 172 parsel sayılı taşınmazın maliki olup ilgili müfettişlik talimatıyla taşınmazın tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine Siverek Tapu Müdürlüğünce re'sen, "Bu hissenin geldisi soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir" içerikli ibarenin yazıldığını, taşınmazı 14.12.2015 tarihinde davacının tapu siciline itimat ederek iyiniyetle satın aldığını ileri sürerek; taşınmaza ait tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine hukuka aykırı olarak yazılan ibarelerin terkinini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davacı vekili; davacının Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 172 parsel sayılı taşınmazın maliki olup ilgili müfettişliğin 18.09.2018 tarih E.2137475 sayılı talimatıyla taşınmazın tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine Siverek Tapu Müdürlüğünce re'sen 15.01.2021 tarihli 672 yevmiye sayılı "...yolsuz tescil vardır" içerikli beyanın işlendiğini, oysa taşınmazı 14.12.2015 tarihinde davacının tapu siciline itimat ederek iyiniyetle satın aldığını ileri sürerek; taşınmaza ait tapu kütüğünün "beyanlar" hanesine hukuka aykırı olarak yazılan ibarelerin terkinini talep etmiştir.

II.CEVAP Davalı vekili; dava konusu taşınmazlarda yolsuz tescil işlemleri yapıldığının tespiti üzerine ... Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih ve 2137475 sayılı yazılarına istinaden; taşınmazların "beyanlar" hanesine davaya konu ibarelerin dercedildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu şerhlerin bir mahkeme kararına da dayanmadığı..." gerekçesiyle; davanın kabulü ile; mahkemenin 2020/275 Esas sayılı dosyasına konu Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 172 parselde kayıtlı taşınmazın davacıya ait hissesi üzerinde tapu kaydının "beyanlar" hanesinde bulunan "müfettişlik talimatı konulu" şerhin kaldırılmasına; mahkemenin birleşen 2021/513 E. sayılı dosyasına konu Şanlıurfa ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, 172 parselde kayıtlı taşınmazın davacıya ait hissesi üzerinde tapu kaydının "beyanlar" hanesinde bulunan 18.09.2018 tarih, 2137475 sayılı "yolsuz tescil" şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili: Cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını temyiz dilekçesinde de tekrarlamış ilave olarak; dava konusu taşınmazlar kaydına Teftiş Kurulu Başkanlığının ve Genel Müdürlük Tapu Dairesi Başkanlığı'nın talimatları doğrultusunda ilgili beyanların dercedildiğini, yapılan intikal işlemlerinin yasaya ve usule aykırı olduğunu, yolsuz bir tescil var mı yok mu araştırılmadan eksik inceleme üzerine hüküm kurulduğunu, haksız mülkiyet aktarımına sebep olunabilineceği durumunun ve TMK.'nın 1024 maddesinin mahkemece hiç değerlendirilmediğini, Tapu Sicil Tüzüğünün 52/2. maddesi uyarınca tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukukî veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti hâlinde, bu hususta kütüğün beyanlar sütununda re'sen gerekli belirtmenin yapılabileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; tapu kütüğünün "beyanlar" hanesinde yazılı olan ibarelerin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk - 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri. - 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi “ Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür." - 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027/1. maddesi “İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir.” - 17/08/2013 tarih, 28738 sayılı resmî gazetede yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğünün "Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi" başlıklı 75 maddesi; "(1) Kadastro çalışmalarından kaynaklanan malikin veya hak sahibinin adı, soyadı ve baba adına ilişkin tapu kütüğündeki yazım hataları ilgilisinin başvurusu üzerine; a) Senetsizden tespitlerde; nüfus kayıt örneği ve taşınmazın bulunduğu belediye veya muhtarlıktan alınacak fotoğraflı ilmühaber, b) Kayda dayalı tespitlerde; dayanağı kayıt ve belgeler, incelenmek ve gerektiğinde tanık ve varsa tespit bilirkişileri dinlemek ve zeminde inceleme yapmak suretiyle istemin gerçek hak sahibinden geldiği belirlenirse, istem yevmiye defterine kaydedilerek düzeltilir. (2) Zeminde inceleme, kadastro müdürlüğü teknik personeli ile birlikte yapılır ve inceleme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Zeminde incelemede, komşu parsel malikleri, muhtar ve diğer ilgililer dinlenir; vergi kaydı ve diğer her türlü bilgi ve belgeden yararlanılır. (3) Tapu sicilindeki bilgilerin güncellenmesi ve eksikliklerin giderilmesinde de yukarıdaki fıkralar uygulanır. (4) Bu madde hükümleri uyarınca kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur." - 17.08.2013 tarih, 28738 sayılı resmi gazetede yayımlanan Tapu Sicil Tüzüğünün "Beyanlar sütununda belirtme" başlıklı 52/2 maddesi; " ...(2) Tescil, değişiklik, terkin veya düzeltmeyi yolsuz duruma getiren hukukî veya teknik sebeplerin Müdürlükçe tespiti hâlinde, bu husus kütüğün beyanlar sütununda re'sen belirtilir." hükümlerini emretmektedir.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosya içeriğine, toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın "beyanlar" hanesine müfettişlik talimatı doğrultusunda ilk olarak; "Şanlıurfa Tapu ve Kadastro 21. Bölge Müdürlüğü" lehine 01.01.1900 tarih bila sayılı işlemle "Bu hisse soruşturma konusu olup mahkemeye intikal ettirilecektir." ve ikinci olarak; "..." lehine 15.01.2021 tarih ve 649 yevmiye sayılı işlemle "... Tapu Dairesi Başkanlığının 18.09.2018 tarih, E.2137475 sayılı talimatı gereği ... Mahallesi, 172 parsel "..." adına kayıtlı iken kadastro tutanağı ve tapu kütüğünün "... oğlu ... .." olarak değiştirildiği ve 08.09.2015 tarih 9415 yevmiye ile yapılan intikal işlemi hukuksuz olup yolsuz tescil vardır.” içerikli ibarelerin yazıldığı anlaşılmıştır.

3. Tapu sicil terminolojisinde ilmühaber; tapu sicilinde, kadastro sırasında yapılan bazı hataların düzeltilmesi için, istemde bulunanın hak sahibi olduğuna kanaat getirebilmek amacıyla müdürlükçe istenen ve ilgili tarafından temin edilen, fotoğraflı ve köy muhtarlığınca imzalı, mühürlü resmi bir belgedir.

4. Taşınmazın "beyanlar" hanesine dercedilen ilgili müfettişlik talimatında; "Tapu kaydındaki düzeltmeye dayanak yapılan ilmühaberin düzenlendiği 07.09.2015 tarihinde 172 parsel maliki "... oğlu ... ..."ın ölmüş olması sebebiyle fotoğrafsız bir ilmühaber düzenlendiği, tapu kayıtlarında malikin doğum tarihinin de düzetilerek daha sonra intikal ve satış işlemlerinin gerçekleştiği, yasada belirtilen şartları taşımadığından bu ilmühaberin geçersiz sayılması gerektiği, dolayısıyla yapılan düzeltme işleminin de kuşkusuz geçersiz olacağı, ilmühabere göre 172 parsel maliki "... ..."ın sadece doğum tarihinin yanlış olarak tapulama kayıtlarına yazıldığı ve ilmühaber ile sadece doğum tarihinin düzeltilebileceği sonucuna ulaşıldığı, ancak ... Tapu Dairesi Başkanlığının 18/09/2018 tarih ve 2137475 sayılı raporunun 7 nolu bendinde ... Mahallesi, 172 parsel sayılı taşınmazda, baba adı ve soyadına yer verilmeksizin "1340 doğumlu ..." adına taşınmaz kayıtlı iken kadastro tutanağında ve tapu kütüğünde malik adının ".. oğlu ... .." olarak değiştirildiği, .. .. tarafından yapılan 08/09/2015 tarihli intikal işlemi başvurusu üzerine aynı tarih ve 9415 yevmiye numaralı işlemle intikallerin yapıldığı ve yine aynı gün 9462 yevmiye numaralı işlemle davadışı ... .. ..'ya taşınmazın satışının yapıldığı ve ondan da taşınmazı 14.12.2015 tarih 13004 yevmiye sayılı işlemle davacı ...'ın satın aldığı ve halen taşınmazın davacı adına tam hisse ile kayıtlı olduğu" nun belirtildiği görülmüştür.

5. O hâlde; tapudaki sicilin oluşmasına dayanak yapılan tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz getirtilmesi, kadastro tutanaklarında ve ilmühaberde adı geçen tanıkların, tutanak mümzilerinin, taraf tanıklarının dinlenerek tapu kütüğünde yapılan idari düzeltmeler sonucunda hak sahibi kılınan kişilerin gerçekten de "kadastro tespitinde malik olarak tespit edilen "1340 doğumlu ... "ile aynı kişi veya mirasçıları olup olmadıklarının tespit edilmesi, bir başka deyişle gerçek malikin kim olduğu ve haksız mülkiyet durumu oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılması, idari yoldan yapılan düzeltmeler sonucunda hak sahibi kılınan kişilerin gerçekten, kadastro tespitinde malik olarak tespit edilen "1340 doğumlu ..." ile aynı kişi olmadığının tespiti halinde gerçek malik ya da mirasçılarının da davaya dahil edilmeleri gerekirken taraf teşkili denetlenmeksizin ve noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

6. Ayrıca; tapu müdürlüğünce re'sen dercolunan dava konusu 15.01.2021 tarih 649 yevmiye sayılı beyanın doğru ve yerinde olup olmadığı da yine yukarıdaki bentte belirtilmiş olan aynı araştırma neticesince oluşacak sonuca göre ortaya çıkacaktır. Bunun yanında yolsuz tescil işlemleri iddiası bakımından Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılıp başlatılmadığı hususlarının araştırılarak ilgili soruşturma belgelerinin de temin edilmesi gereklidir.

7. Hâl böyle olunca; yukarıda açıklandığı üzere inceleme ve araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre asıl dava dosyası ve birleşen dosyadaki terkin istemleri yönünden bir karar verilmesi gerekirken; noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün tüm bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

İlk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, Kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2935, K. 2025/1168, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2935-e-2025-1168-k-95d8b804b289