Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2878 E. 2025/903 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2878
Karar No
2025/903
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2748 E., 2024/877 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kula Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/275 E., 2023/219 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının 2014 yılında ailesinin de yardımları ile süt sığırcılığı üzerine bir çiftlik kurmak istediğini, bu amaçla dava konusu 143 ada 38 parsel sayılı taşınmazı 12.02.2014 tarihinde ... isimli kişiden satın aldığını, fakat borçları nedeniyle o dönemki eşi olan davalı ... adına tescil edildiğini, davalı ...'in daha sonra taşınmazı vekili ... vasıtasıyla 23.07.2020 tarihinde ... Anonim Şirketine devrettiğini, adı geçen şirketin de dava konusu taşınmazı 01.10.2020 tarihinde bu kez ...'e devrettiğini, ...'in ise taşınmazı 09.12.2020 tarihinde ... Gıda Maddeleri Pazarlama İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketine devrettiğini, davalılar arasında muvazaa bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescilini, kabul edilmemesi halinde taşınmazın dava tarihinden itibaren piyasa rayiç değeri tespit edilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile 2016 yılında boşandığını, boşanma davasının eki olarak kabul gören anlaşma protokolünün 4. maddesinde tarafların menkul - gayrimenkul birbirlerinden herhangi bir taleplerinin olmadığını kararlaştırdıklarını, bu kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ...; söz konusu işlem, borçlulardan mal kaçırmak kastı ile muvazaalı yapıldığından davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, eski eşler arasında yapılmış bir inanç sözleşmesi bulunmadığını, üzerinde mevcut haciz ve ipotekler ile taşınmazı satın aldığını, müvekkilinin yüklü miktarlarda kredi çekip söz konusu taşınmaz için harcadığını, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı tarafın tapu iptali ve tescil ile terditli olarak bedelin tahsiline ilişkin taleplerinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen şekilde yazılı delil ile ispatının gerekeceği; ancak davacı tarafından dosyaya yazılı belge sunulmadığı ve yemin deliline başvurmaktan vazgeçildiği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Hükmün davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili davalı ... tarafından davacıya satış dahil her türlü yetkiyi içeren vekaletname verildiğini, yazılı delil mahiyetinde olduğunu, en azından yazılı delil başlangıcı olacağını, fakat eski eşinin 14.01.2019 tarihinde kendisini azledip ...'e vekaletname verdiğini, ...'ın ... şirketine dava konusu taşınmazı devrettiğini, yapılan araştırmada ... isimli şahsın davalı ... Şirketinin sigortalı çalışanı olduğunu tespit ettiklerini, Acron Şirketinin, dava konusu taşınmazı 01.10.2020 tarihinde bu kez ... isimli şahsa devrettiği, bu kişinin de Acron Şirketinin sigortalı çalışanı olduğu, ...'in ise taşınmazı 09.12.2020 tarihinde ... Gıda Maddeleri Pazarlama İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ne devrettiği, Taşınmazı en son devralan ... Gıda Maddeleri Pazarlama İnşaat ve Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti'nin ise, taşınmaza karşılık toplam 650.000,00 TL'lik Ziraat Bankasına ait çekleri, ... lehine keserek bu kişiye verdiği, Taşınmazın davalılara devri sırasında tapuda gösterilen bedellerin taşınmazın rayiç değerini yansıtmadığını, Dosyada yazılı delil başlangıcı sayılabilecek hususlar olduğunu, ancak gösterdikleri tanıklarının dinlenmediğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2878, K. 2025/903, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2878-e-2025-903-k-ff71586828dc