Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5699 E. 2024/5425 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil İle İpoteğin Kaldırılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5699
- Karar No
- 2024/5425
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil İle İpoteğin Kaldırılması
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1571 E., 2023/1374 K. DAVALILAR : Akbank T. A.Ş. vekilleri Avukat ... vd., (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde Garanti-... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 20.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/239 E., 2023/69 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş. vekili ve davalı iflas nedeniyle tasfiye halinde Garanti ... A.Ş. ... 1. İflas Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... T A Ş. vekili tarafından duruşmalı, davalı iflas nedeniyle tasfiye halinde Garanti ... A.Ş. ... 1. İflas Müdürlüğü vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde temyiz eden davalı ...Ş. vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici şirket arasında 38220 ada 20383 parsel sayılı taşınmazda yapımı planlanan projeden Sedef D blok 49 numaralı bağımsız bölümün müvekkiline satışına ilişkin 07.10.2012 tarihli harici satış sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin satış bedelini ödediğini, bağımsız bölümün 16.08.2016 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, 28.08.2016 tarihinde teslim tutanağı düzenlendiğini, davalı yüklenici şirketin taşınmazı tapuda müvekkiline devretmediği gibi taşınmazın kaydı üzerine 18 adet haciz şerhi konulduğunu ve taşınmazda davalı banka lehine üç adet ipotek tesis edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın takyidatlardan ari olarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, sözleşmenin tarafı olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, ipoteğin terkini davasında tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, taşınmazın davacıya teslim edilmiş olmasının taşınmazın ona satıldığını göstermediğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu ve tapuya şerh edilmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Garanti ... A Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, ekonomik kriz, resmi kurumlar nezdinde yaşanan gecikmeler gibi mücbir sebepler nedeniyle tapu devrinin gerçekleştirilemediğini, aynı zamanda davalı bankanın taahhüdünü yerine getirmeyerek ipoteği kaldırmadığını, ihbar olunan şirketin ise alacağının çok üstünde miktarla ipotek tesis ettiğini ifade ederek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sözleşmeye konu edimlerini yerine getirdiği, sözleşmenin geçersizliğinin 4721 sayılı Kanunun 2 nci maddesi uyarınca ileri sürülemeyeceği, davalı bankanın dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere satılmış olduğunu öngörmesi gerektiği, davalı yüklenici şirket hakkında verilen iflas kararının kesinleştiği ve tasfiye işlemlerinin devam ettiği, tüketici mahkemesinde görülen davaların 6100 sayılı Kanunun 316 ilâ 21 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne tabi olduğu, bu nedenle acele işlerden sayılması gerektiği, dava konusu ayni hakka ilişkin taleplerin alacak niteliği taşımadığı ve bu nedenle davanın ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına ertelenmesi gereken davalardan olmadığı, ihbar olunan olarak davada yer alan Akfinansal Kiralama A.Ş. arasındaki devir sözleşmesi ile Akfinansal Kiralama A.Ş. adına olan ipoteğin dava sırasında 20/01/2022 tarih ve 6663 yevmiye No.lu tesis işlemi ile Akbank A.Ş. adına kaydının yapıldığı, ancak karar tarihinde davalı .... adına ipotek kaydının bulunmadığı ve buna göre davada taraf sıfatının olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne 382 ada 43 parselde kayıtlı D blok 2. Kat 49 numaralı bağımsız bölümün davalı banka lehine olan ipoteklerden arındırılmış olarak davalı yüklenici şirket adına tesciline, Akfinansal Kiralama yönünden dava konusuz kaldığından ve ayrıca dava tarihinde ihbar olunan sıfatı bulunduğundan bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve davalı iflas nedeniyle tasfiye halinde Garanti ... A.Ş. ... 1. İflas Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlığın İİK'nın 194 üncü maddesinde öngörülen acele hallerden olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, takyidatlardan arındırılmış şekilde tescile karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünü, kararın gerekçesinin olmadığını, 4721 sayılı Kanunun 1023 üncü maddesine dayalı gerekçesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri yönünden hatalı karar verildiğini, eksik incelemeyle ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı iflas nedeniyle tasfiye halinde Garanti ... A.Ş. ... 1. İflas Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; yargılamanın İİK'nın 194 üncü maddesi gereği durdurulması gerektiğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, kararın gerekçesinin bulunmadığını, harç ve vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini belirterek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " İcra ve İflas Kanunu madde 94'te müflisin iflası açıldıktan sonra taraf olduğu hukuk davalarının tatil edileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlenen hallere şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hııkıık davaları hâkimin takdirine bırakılmadan; acele haller ise hâkimin takdirine bırakılarak istisna olarak düzenlenmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta mahkemece takdir hakkı kullanılıp değerlendirme yapıldığı ve işin acele hallerden kabulü ile İflas İdaresi davaya dahil edilerek ikinci alacaklılar toplantısı beklenmeksizin karar verildiği ve davacının ilk terditli talebinin taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle bu değerlendirmenin yerinde olduğu kanısına varılmıştır. Davacının 07/10/2012 tarihli sözleşme ile davalı yükleniciden taşınmazı satın alarak ödemesini yaptığı, taşınmazın 31/12/2015 tarihinde davacıya teslim edildiği, taşınmaz üzerinde kat irtifakının kurulmuş olduğu, dava konusu takyidatların ise davalı ... lehine 25/10/2016, 02/11/2018 davalı ... lehine 29/03/2017 ipotek tesis edildiği, ipotek tarihlerinin sözleşme ve teslim tarihinden sonra olduğu, basiretli tacir konumunda olan davalıların ağırlaştırılmış özel yükümlülüğü ve 5411 sayılı Yasa kapsamında risk analizi yapma yükümlülüğü uyarınca gerekli araştırmaları yapmakla dava konusu taşınmazın davacıya satışım bilebilecek durumda olan kişilerden oldukları, TMK 1024 madde uyarınca iyi niyetli kabul edilemeyecekleri değerlendirilmiştir" gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve davalı iflas nedeniyle tasfiye halinde Garanti ... A.Ş. ... 1. İflas Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttikleri sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı iflas nedeniyle tasfiye halinde Garanti ... A.Ş. ... 1. İflas Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde açıkladıkları nedenlerle karann bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yüklenici ve arsa sahibi sıfatı birleşen davalıdan harici sözleşmeyle satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil ile ipoteğin kaldırılması istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 191 ve 194 üncü maddesi. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 103 üncü ve 316 ncı ve devamı maddeleri. 3.Değerlendirme Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK m.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflâs idaresine aittir. İflâs idaresinin dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir (İİK m. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (istisnaları hariç) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir (İİK m. 194,1) İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan (görülmekte olan) ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, davacı olarak müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı davalı olarak açılmış olan davalardır. Meselâ alacak, taşınır mal veya taşınmaz mal davaları gibi. İflâsın açılmasından, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar geçecek zaman (hukuk davalannın duracağı zaman), uzunca bir zamandır ve bu süre içinde davaların durması, davaların önemli ölçüde gecikmesine sebep olur. İşte bu nedenle, kanun, gecikmesini istemediği bazı davaların, iflasın açılması ile durmayacağını kabul etmiştir (İİK m. 194,1). Buna göre, acele davalar iflâsın açılması ile durmaz. Tarafların özel durumu veya konusu nedeniyle beklemeye tahammülü olmayan davalar acele davalardır. Hangi davaların acele olduğuna, dolayısıyla iflâsın açılması ile durmayacağına, davaya bakan mahkeme karar verir. Meselâ, tahliye davaları, zilyetliğin korunması davalan, şüyuun (ortaklığın) giderilmesi davaları, işçilerin (müflis) işverene karşı açtıklan alacak davaları, ihtiyatî tedbir, ihtiyatî haciz ve delil tespiti talepleri acele işlerdendir. Genel olarak, adlî tatilde görülebilen iş ve davaları (HMK m. 103) iflâsın açılması ile durmayacak acele iş ve davalar olarak kabul etmek uygun olur. Buna göre, basit yargılama usulüne tabî davalar ve işler, adli tatilde de görüldüğünden, iflasın açılması ile durmaz.(... Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, 2004, s. 1029 vd.) Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, tüketici mahkemesinde görülen davaların basit yargılama usulüne tabi olduğu, bu sebeple bu davaların 2004 sayılı Kanunun 194 üncü maddesinde düzenlenen acele işlerden sayılması gerektiği, aynı zamanda ayni hakka ilişkin taleplerin alacak niteliği taşımadığı ve bu nedenlerle davanın ikinci alacaklılar toplantısının on gün sonrasına ertelenmesine gerek olmadığı değerlendirilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı basit yargılama usulüne tabi ve konusu taşınmaz olan eldeki dava 2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinde öngörülen acele davalardan olmadığından, davanın iflasın açılmasından itibaren ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar durması gerekir. İlk Derece Mahkemesince, değinilen hususlar göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alman temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...Ş'ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.