Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5126 E. 2023/5907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5126
Karar No
2023/5907
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/696 E., 2023/439 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili, davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, davalılardan ..., ..., ... kızı ..., ... kayyımı vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, dava konusu 819 ada 39 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları Hayri’den intikal ettiğini, taşınmazda pay malikleri olan ..., ..., ... ve ...’nin ölmüş olduklarını, 1944 yılından beri intikal yapılmadığını ve o tarihten beri zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili; on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davada Hazinenin husumetinin bulunmadığını, davanın kayıt maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, şayet yapılan inceleme ve araştırma sonucunda kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş ve TMK'nın 501 inci maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Kayıt maliklerine atanan Kayyım vekili, TMK'nın 713/2 maddesinde belirtilen ölüm sebebinin iptal edildiğini, davacılar yararına kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.01.2013 tarihli ve 2012/423 Esas, 2013/10 Karar sayılı kararıyla; Hazineye karşı açılan davanın, tapu kayıtlarına göre Hazinenin malik sıfatı olmadığından husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın TMK'nın 713/2 nci maddesine göre kayıt maliklerinin mirasçılarına karşı açılması gerektiğinden, eldeki davada ölü maliklere karşı açılmakla dava şartı bulunmadığından davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.04.2014 tarihli ve 2013/12247 Esas, 2014/6290 Karar sayılı kararıyla; kayıt malikleri ..., ..., ... ve ...’a ait veraset belgesi temin edilerek kayıt maliklerinin kimliğinin tespit edilmesi, kayıt maliklerinin ölü olduğunun saptanması halinde mirasçılarına davanın yöneltilmesi, dayanılan hukuki nedene göre taraflara delillerini sunmak üzere süre ve imkan verilmesi, taraf teşkili bu şekilde sağlandıktan sonra TMK'nın 713/1 inci ve 2 nci fıkralarında yer alan tüm olumlu ve olumsuz koşulların saptanması, kayıt maliki mirasçı bırakmadan ölmüş ise, murisin terekesi TMK'nın 501 inci maddesi gereğince doğrudan ve kanunlar gereği Hazine'ye intikal edeceğinden bu tür taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığının düşünülmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre işin esası bakımından bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların tapu kütüğüne göre Mehmet, Eyüp, Mustafa ve Hüseyin mirasçılarına ait olduğu, tapu kütüğünde sahibi belli olan bir taşınmazı bir kimsenin 20 yıldan uzun bir süre kullansa ve bu taşınmazda kimsenin bir talebi bulunmasa bile hukuken kazanamayacağı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun da kararının bu yönde olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyizinde, kayıt maliklerinden ...’nin 1929 yılında, ... oğlu ...’ın 31.07.1925 tarihinde, ...’ın 16.12.1958 tarihinde ve ...’nin 10.02.1958 tarihinde öldüğünü, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşulu olan 20 yıllık zilyetlik süresinin müvekkillerinin murisi ...’ın kullanımı ile fazlasıyla geçmiş olduğunu, ... ’ın kayıt maliki ...’ın eşi olduğunu, taşınmazda 1958 tarihinde hak elde ettiğini ve 17.06.1988 tarihinde öldüğünü, ölümüne dek geçen sürede müvekkillerinin murisi ... olduğu için, ... yönünden de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu, ...’nin kayıt maliki ... mirasçısı (oğlu) ...’in eşi olduğunu, ...’in taşınmazda ...’nin ölümü ile 10.02.1958 tarihinde hak elde ettiğini ve 03.01.1989 tarihinde öldüğünü, ölümüne dek geçen sürede müvekkillerinin murisi Hayri zilyet olduğu için, ... (... payı) yönünden de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ..., ..., ... kızı ..., ... kayyımı vekili temyizinde, tapuda kayıt maliki olan ..., ..., ... ve ...’nin hak ve menfaatlerinin korunması için 22.11.2022 tarihinde Eskişehir Defterdarının kayyım tayin edildiğini, dava konusu taşınmazın 26.12.1941 tarihinde kadastro tespiti yapıldığını ve tespitten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, TMK'nın 713 üncü maddesinde yer alan “maliki ölmüş” ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının davacılar lehine oluşmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Hazine vekili temyizinde, Hazine lehine vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiğini, davalı ...’ın mirasçısı Hazine olduğuna göre, taşınmazın Hazineye ait olan kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyizinde, müvekkillerinin payı yönünden davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, “maliki ölmüş” ibaresinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, tanıkların usule aykırı dinlendiğini, tanık beyanına davacılar tarafından müdahale edildiğini, davacılar murisinin kesintisiz kullanımının ispatlanmadığını, bu tip tescil davalarında davalılara yargılama gideri yükletilemeyeceğini, müvekkillerine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK'nın 713/2 nci maddesinde yer alan "…maliki ölmüş…" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin 2 inci fıkrası, 501 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyanın incelenmesinde, kayıt maliklerinden ... oğlu ... mirasçılarının belirlenmesi için açılan hasımlı veraset davasının Sulh Hukuk Mahkemesince , ...'ın 1925 yılında ölmüş olduğu, eşi ...'nın nüfus kaydına ulaşılamadığı ve mirasçıları tespit edilemediği gerekçesiyle reddedildiği, kayıt maliki mirasçılarından ... ve ...'ın ise mirasçı bırakmaksızın öldüğünün tespit edildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece kayıt maliki ... ve kayıt maliki mirasçıları ... ve ... payları yönünden TMK'nın 501 inci maddesi gereğince Hazine'nin son mirasçı olmasına, davalı Hazine'nin de tescil talebi bulunmasına göre bu payların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalılar vekillerinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5126, K. 2023/5907, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5126-e-2023-5907-k-fb8dfc9da1a8