Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5123 E. 2023/5908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5123
Karar No
2023/5908
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/7 E., 2023/149 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, kâl, ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ... Şubesi ile davalı şirket arasında 2005 yılında kira sözleşmesi yapıldığını, Cumhuriyet Meydanı İstasyon Caddesi No:1 adresindeki taşınmaza "Bina içi Kapsama Çözümleri" tesisleri monte edildiğini, 2009 yılının Mart ayında davalı şirket adına teknik personelin gelmesi üzerine, kira sözleşmesi kapsamında kalmadığı halde No: 3 adresindeki Plaza şubesine de davalı şirket tarafından montaj yapıldığının öğrenildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya 15.06.2009 tarihinde keşide edilen ihtar ile Plaza şubesindeki sistemlerin sökülmesinin ve ecrimisil bedeli olarak 12.000 USD’nin ödenmesinin istendiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek, dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesini, monte edilen sistemin kâl'ini ve 20.000 USD’nin ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı ecrimisil bedelinin ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu kurulumun davacının rızası ile gerçekleştirildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.11.2018 tarihli ve 2015/365 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile; 20.000 USD'nin 09.06.2014 tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Merkez Bankasının 1 yıllık vadeli USD mevduatına uyguladığı değişen oranlardaki en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, el atmanın önlenmesi ve kâl talepleri yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2019/1148 Esas, 2021/3000 Karar sayılı kararıyla; öncelikle, davalı tarafça dava konusu No:3 adresinde bulunan AVM’ye yapılan kurulumun, davacı tarafın rızası dışında ve haberi olmaksızın gerçekleştirilebilecek nitelikte bir iş olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle, davalı tarafın kötüniyetli olup olmadığının belirlenmesi, oluşacak sonuca göre ecrimisilin koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, ecrimisil koşulları oluşmuş ise, yapılan kurulumun davacı tarafın tasarruf hakkını kısıtlayıp kısıtlamadığı, kurulumdan davacı tarafın bir menfaat sağlayıp sağlamadığı, hususları da değerlendirilerek, 01.06.2005 tarihli sözleşmenin 2x2= 4 m2 alana ilişkin olduğu ve bu haliyle dava konusu kullanım için emsal teşkil etmeyeceği de göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmeye göre bina içi dahili antenlerin 01.06.2005 tarihinde monte edildiğini, 01.06.2005 – 01.03.2009 tarihleri arasında 3 yıl 9 aylık sürede; davacı şirketin maliki olduğu binanın duvar ve tavanlarına gözle görülecek şekilde monte edilmiş dâhili antenleri fark etmedikleri iddiasının benimsenemeyeceği, başlangıçta davacının rızası ile dahili antenlerin monte edildiği, sözleşme başlangıcında davacı tarafın rızası ile kurulum gerçekleştirilmiş olsa dahi, davacının her zaman muvafakatini geri alabileceği, davacının Kayseri .... Noterliğinin 05.06.2003 tarih ve 16450 yevmiye No.lu ihtamame ile tebliğden itibaren 5 gün içinde dahili antenlerin kaldırılmasını istediği, davalı şirketin dahili antenleri sökmediği, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 23.06.2009 tarihinden 5 gün sonrasından itibaren davalı şirketin iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceği, bilirkişi raporunda davacı şirket lehine 29.06.2009 – 10.06.2014 dönemi için ecrimisil hesaplandığı, bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamına, dosya kapsamına uygun, yeterli ve denetime elverişli olduğu belirtilerek, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 8.009,61 USD'nin 10.06.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince Merkez Bankası'nın 1 yıllık vadeli USD mevduatına uyguladığı değişen oranlardaki en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, el atmanın önlenmesi ve kâl talepleri yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında kalmayan dahili antenlerin kurulumuna ihtar tarihine kadar müvekkilince rıza gösterilmiş olmadığını, montajın haksız olarak yapıldığını ve müvekkil şirketin kurulumun farkına varmadığını, kurulum için kira talep etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, davanın kısmen kabul edilmesine karşın müvekkili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ecrimisil tutarına ilave olarak KDV de ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyizinde, müvekkili şirketin davacı ile arasında kira ilişkisi bulunduğunu, kurulumun haksızlık unsuru bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ecrimisilin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen 8.009,61 USD’nin dava tarihi TCMB efektif satış kuru karşılığı olarak 16.768,10 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilecek ecrimisilin bu rakamı geçmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. 25.05.1938 tarih, 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3. Değerlendirme Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiği ve bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafın sözleşme kapsamında olmayan yere ilişkin haksız işgal tazminatı istediği, mahkemece yapılan inceleme sonucunda da davalı tarafça kurulum yapılması işleminin sözleşme kapsamında olmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen kuruluma ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı sabit olduğuna göre, ülke parası dışında başka bir para birimi ile ödeme yapılmasını gerektirecek bir hukuki sebep bulunmamaktadır. O halde mahkemece, yukarıda "ilgili hukuk" bölümünde belirtilen ve önceki bozma ilamında da işaret edilen hususlar dikkate alınmak suretiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ülke parası cinsinden hakkaniyete uygun bir ecrimisil belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde USD cinsinden ecrimisile hükmedilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5123, K. 2023/5908, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5123-e-2023-5908-k-34bc7c78a797