Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/628 E. 2024/1340 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/628
- Karar No
- 2024/1340
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/73 E., 2023/178 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in eşi, diğer davacı ...’in annesi olan ...’in Nevşehir ili Gülşehir ilçesi Ziraat Odasına 11.07.1995-23.12.1997 tarihleri arasında kayıtlı olduğu, üretmiş olduğu şeker pancarını Kırşehir Şeker Fabrikasına satması nedeniyle tahakkuk eden ürün bedelinden Bağ-Kur primi kesildiği ve bu nedenle 01.06.1999 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescil edildiği, murisin daha sonra 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya devam ettiği, vefat etmiş olduğu 16.11.2016 tarihine kadar toplam 1289 gün prim ödendiği, 02.01.2017 tarihinde Kuruma başvuruda bulunularak kendilerine ölüm sigortası kolundan aylık bağlanmasının talep edildiği, davalı Kurum tarafından prim günleri yeterli olmakla beraber 5 yıllık sigortalılık suresinin dolmadığı gerekçesiyle tahsis talebinin kabul edilmediği, bu yazıya karşı 04.10.2017 tarihinde yapılan tahsis ve düzeltme talebinin de aynı şekilde reddedildiği, muris sigortalı ...’in ürün bedellerinden yapılan Bağ-Kur prim kesintisi nedeniyle davalı Kurum tarafından 01.06.1999 tarihinde sigortalı olarak tescil edildiği gibi 5 yıl sigortalılık süresini tamamladığı ve borçlanma hariç 900 günün üzerinde prim ödeme şartının gerçekleştiği belirtilerek davacılar murisi olan ...’in ürün bedellerinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında sigorta başlangıcının 01.06.1999 olarak tespiti ile davacılara 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi gereğince 01.02.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ilgilinin adına Bağ-Kur tevkifat kesintisi yapıldığı, müstahsil belgesinin Kurum kayıtlarına intikali ve ödemenin yapıldığı 15.05.1999 tevkifat dönemine göre 4/b’ye tabi sigortalılığının 01.06.1999 tarihine çekildiği, ilgilinin 30.04.2008 tarihi itibariyle 5 yılı aşkın prim borcunun bulunması ve hiç prim ödemesinin olmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un Geçici 17 nci maddesine göre sigortalılığının 01.06.1999 tescil tarihinde 19 terk kodu ile durdurulduğunun anlaşıldığı, Geçici 17 nci maddesine göre durdurulan sigortalılık suresinin tamamının talep edilmesi halinde hesaplanacak borç tutarının ödenmesi durumunda sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği, 01.06.1999 tarihinin tevkifat kesintisinin tam ayı karşılamaması sebebiyle bu sürenin hizmet süresi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kararda özetle; davanın kabulüne, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Daire kararında özetle; “... Buna göre eldeki dava dosyası incelendiğinde, 5510 Kanun'un 32/a-2 nci maddesi kapsamında aylık bağlama koşullarının gerçekleşmediği, 1 inci fıkra kapsamında ise 1800 gün prim ve 10 yıl şartlarını içerdiği, bu anlamada da dosya içeriğine göre 1800 prim gün sayısının bulunmadığı, bununla birlikte muris yönünden herhangi bir ihya ve ödeme koşullarının da gerçekleşmediği gözetilerek, başkaca sigorta borçlandırmaları veya ödemeler var ise bunların araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile murisin sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik talep yönünden, Davacıların murisi olan ...'in sigorta başlangıç tarihinin 01.06.1999 tarihi olarak tespitine yönelik talebin, yargılama sırasında Kurum tarafından kabul edildiği anlaşıldığından, bu talep yönünden davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, talep tarihi itibariyle ölüm aylığına hak kazanmaya yönelik talep yönünden, davacıların 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi gereğince 01.02.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması talebinin kabulü ile davacılara 01.02.2017 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti stemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesine göre; ölüm sigortasından sağlanan haklar şunlardır: a) Ölüm aylığı bağlanması. b) Ölüm toptan ödemesi yapılması. c) Aylık almakta olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi. d) Cenaze ödeneği verilmesi. Ölüm aylığı; a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış, c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmaması veya ödenmesi şarttır. Eldeki dava dosyası incelendiğinde bir önceki bozma ilamında da şartları bir kez daha belirtildiği üzere davacılar yönünden 5510 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamındaki şartların gerçekleşmediği ve Kurum kayıtlarında da belirtildiği üzere muris yönünden herhangi bir ihya ve ödeme de bulunmadığından mevcut davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirir. Kabule göre de davacı eşin 2017 yılının 4 üncü ayından itibaren yaşlılık aylığı alması ve 2018 yılında da evlendiği gözetildiğinde, anılan hususların aylık bağlama engeli oluşturduğunun göz önünde bulundurulmaması ile davada herhangi şekilde sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik bir talep bulunmamasına karşın bu yönde hüküm kurulması da isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.