Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5401 E. 2024/4918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5401
- Karar No
- 2024/4918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2030 E., 2023/2464 K. DAVACI / KARŞI DAVALI : Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) vekili Av. ... DAVALI / KARŞI DAVACI : ... vekili Av. ... DAVA TARİHİ : 19.03.2020 KARAR : Başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, karşı davada ki tazminat talebinin kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2023/67 K. Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, karşı davada tespit, tapu iptali ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davada ise tespit ve tapu iptali-tescil taleplerinin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, karşı davadaki tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili; davalının müvekkili idareye ait 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 4.593 m²'lik kısmına yaptığı müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiş, karşı davanın reddini savunmuştur. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili; dava konusu taşınmazın 80 yıldır zilyetliğinin kendilerinde olduğunu, taşınmazı imar ve ihya ederek tarım arazisi haline getirdiklerini ileri sürerek; dava konusu taşınmazdaki bir ev, depo, ahır ve meyve ağaçlarının müvekkiline ait olduğunun tespiti ile binaların değerinin tespitine, binaların değeri arazi değerinden fazla olduğundan imar ve ihya edildiğinden dolayı dava konusu alanların tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, bu mümkün olmadığı taktirde, fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla binaların ve meyve ağaçlarının değeri için 10.000,00 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dinlenen tanık anlatımları gereği karşı davacı, davaya konu taşınmazları murisinden devralmış olup uzun süredir kullanımında bulunduğu, yapı ve ağaçların taşınmaz çapa bağlandıktan sonra yapıldığından yapıyı yapan davalı-karşı davacının iyi niyetli olmadığı, davalı karşı davacının iyi niyetli olmaması ve Belediye ile İlçe Tarım Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere göre de taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı” gerekçeleriyle karşı dava davacısının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, karşı davacının terditli talebi olan TMK’nin 723 üncü maddesi gereği tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise; davalı karşı davacının iyi niyetli olmadığı belirlendiğinden yapı bedelleri yönünden asgari levazım bedeli için davasının kısmen kabulü ile asıl davanın kabulüne; karşı davada tespit ve tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüyle 153.611,56 TL maddi tazminata karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karşı davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur. 2. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarındaki ölçümlerin hatalı olup, yapıların yapılış tarihi belirtilmeksizin eksik hesaplama yapıldığını, kararda asıl dava yönünden asıl dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilirken, karşı dava yönünden yine ikinci kez nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, karşı davanın yapılan tescil işlemine ilişkin olup yerin değeri üzerinden bir talep içermediğini, tazminat talebinin yapılar ve ağaçlar için olduğunu, verilmesi gereken vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karşı dava yönünden ise davalı karşı davacının tespit talepleri yönünden tespit taleplerinin reddine karar verilmiş olması ve bu yönde ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, tespit talepleri ayrı bir davaymış gibi nitelendirilerek bu taleplerin reddine ve davalı - karşı davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalı- karşı davacının tespit taleplerinin gerek karşı dava dilekçesinde gerekse yargılama aşamasındaki beyanlardan açıkça anlaşıldığı üzere tazminat talebi içerisinde, bu talebin haklılığını ortaya koymak için yapıldığı” gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davada tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve karşı dava dilekçesindeki savunma ve iddialarını, istinaf başvuru dilekçesindeki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi; karşı davada ise tespit, tapu iptali ve tescil, tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 722 nci maddesi: “…Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.”, yine 723 üncü maddesi: “…Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.” düzenlemelerini ihtiva etmektedir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.