Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5111 E. 2024/4296 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5111
Karar No
2024/4296
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 26.04.2023 SAYISI : 2023/818 E., 2023/774 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 25.01.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2023/4 K.

Taraflar arasındaki adi yazılı satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince istinaf talebi süresinde olmadığından talebin reddine yönelik ek karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... İnşaat’ın 01.10.2016 tarihinde adi yazılı satış vaadi sözleşmesi ile Diyarbakır ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 684 ada 1 No.lu parselde bulunan C Blok, 6. kat, 23 No.lu inşaat halindeki taşınmazı davacıya sattığını, bedelin tamamının daire takası ve çek ile ödendiğini, davalının yine aynı ada ve parselde bulunan D Blok, 10 numaralı daireyi de 21.11.2016 tarihinde davacıya ait dükkanlar ile takas yöntemi ile sattığını, yapılan satış vaadi sözleşmesi gereğince dava konusu 23 No.lu taşınmazın davacıya devrinin yapılması gerektiğini, davalıların çeşitli bahanelerle devir yapmaktan kaçındığını, yine davalının 10 numaralı taşınmazı ise iyi niyetli üçüncü kişilere devrettiğini bu nedenle devrin yapılamadığını, davacı gerekli ödemeyi yaptığı halde gayrimenkullerin devrinin davalılarca yapılmadığını, davalılardan ...'nın davalı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, hem arsa sahibi hem de müteahhit olduğunu, davacının daireyi alır almaz dairedeki eksiklikleri giderip daireye yerleşerek o günden bu güne zilyetliği elinde bulundurduğunu, belirtilen nedenlerle müvekkilinin kullanımında olan ve davalı ... adına kayıtlı bulunan 23 numaralı bağımsız bölümün müvekkili adına tescilini, dava konusu 10 numaralı bağımsız bölüm ise iyiniyetli üçüncü kişilere devredildiği için şimdilik 100,00 TL daire bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar ile davacının Diyarbakır ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 684 ada 1 parsel, C Blok, 23 numaralı bağımsız bölüm ve D Blok, 10 No.lu bağımsız bölümün satışı hususunda anlaştıklarını, 23 numaralı bağımsız bölümün satışı için anlaşmalarının davacıya ait daire takası ile 10 numaralı bağımsız bölümün ise davacıya ait Diyarbakır ili,... ilçesi, Akpınar Mahallesi, 428 ada 85 parsel, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin (dükkan) takası ve davalıların 100.000,00 TL para vermesi ile sözleşmeleri tamamladıklarını, bu sözleşme üzerine davalıların davacıya 100.000,00 TL'yi teslim etmeleri üzerine davacıdan dükkanların tapusunu istediklerini, davacının da D Blok 10 numaralı bağımsız bölümün tapusunu kendisinin istediği kişiye satışının yapılmasını davalılara bildirdiğini, bunun üzerine davalıların, davacının bildirmiş olduğu kişiye tapu devrini yaptıklarını, davalıların anlaşma üzerine dükkanların tapusunu istediklerini, tapuya gittiklerinde ise bu taşınmazlar üzerinde ipotekler bulunduğunu gördüklerini, durumu davacıya anlattıklarında ise davacının en kısa süre içerisinde ipotekleri kaldıracağını söylediğini, davalıların onun sözüne inanarak taşınmazların ...'e devrini sağladıklarını, taşınmazlar ipotekli olarak dava dışı ...'in adına geçtiğinden kendilerini garanti altına almak adına 23 numaralı bağımsız bölümün satışını vermediklerini, davacı tarafın davalıları sürekli olarak oyaladığını, taşınmazlar üzerindeki ipotekleri kaldırmadığını, taşınmazların devrinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ipoteklerin terkin edilmediğini, tarafların bir araya gelerek davacı 50.000,00 TL ödeme yaptıktan sonra 23 numaralı bağımsız bölümün tapusunun davacıya verileceği yönünde anlaşma sağladıklarını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu 23 No.lu bağımsız bölümün davacıya satılarak davacı tarafından bedelinin ödendiği ve taşınmazın satımdan sonra davacı tarafından fiilen kullanıldığı hususunda uyuşmazlık olmadığı, 10 No.lu bağımsız bölümün satışında davacı tarafından takasa konu edilen Akpınar Mahallesi 428 ada 85 numaralı parsel, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki haciz ve ipotek meselesi nedeniyle uyuşmazlığın 23 No.lu bağımsız bölüme taşındığının anlaşıldığı, Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre hakimin Medeni Kanun'un 2 nci maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebileceği, somut olayda; davalı ... İnşaat Şirketinin 01.10.2016 tarihinde adi yazılı satış vaadi sözleşmesi ile "Diyarbakır ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 684 ada 1 parselde bulunan C Blok, 6. kat, 23 Nol.u" inşaat halindeki taşınmazı davacıya bir daire takası ve çek bedeli karşılığında sattığının ve davalının sözleşme gereği davacının 1 dairesini ve anlaştıkları üzere çek bedelini tahsil ettiğinin sabit olduğu, dava konusu 23 No.lu bağımsız bölümün davacıya satılarak davacı tarafından bedelinin ödendiği hususunda uyuşmazlık olmadığı, davacının dava konusu 23 No.lu bağımsız bölümde 6 yıldır tapu devredilemeden oturduğunun anlaşıldığı, davacının aynı ada ve parselde bulunan D Blok 10 numaralı daire için yaptığı 21.11.2016 tarihli ikinci sözleşmenin ise ayrı bir taşınmaza ilişkin olduğu, 23 No.lu bağımsız bölüm için ilk yapılan sözleşmeden ayrı olduğu, bu nedenlerle; dava konusu Diyarbakır ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 684 ada 1 parselde kayıtlı C Blok Altıncı Kat 23 numaralı bağımsız bölüm için davanın kabulüne, dava konusu Diyarbakır ili,... ilçesi, ...Mahallesi, 684 ada, 1 parselde kayıtlı D Blok, İkinci Kat, 10 numaralı bağımsız bölüm hakkında davacı talebi olmadığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmiştir.

EK KARAR İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi 26.04.2023 tarihinde verdiği ek kararla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; deprem bölgesinde hak kayıplarının önlenmesi amacı ile bazı tedbirler alındığını, bu tedbirler kapsamında sürelerin 06.02.2023 tarihinden 06.04.2023 tarihine kadar durmasına karar verildiğini, davalıların kararname kapsamında olan kişilerden olduğunu ve sürelerin durduğunun açık olduğunu, yerel mahkemenin hatalı değerlendirme ile hukuka aykırı karar verdiğini, tebligatın elektronik yolla yapıldığını, ek kararın kaldırılmasına, esastan inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya içeriğinden; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 05.01.2023 tarihli kararın davalılar vekiline 06.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, deprem nedeni ile sürelerin 06.04.2023 tarihine kadar durduğu, bu durumda 07.04.2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayan süreler açısından istinaf başvuru süresinin son gününün (21.04.2023 tarihinin bayram tatiline denk gelmesi nedeni ile) 24.04.2023 tarihi olduğu, ancak davalılar vekilinin istinaf başvurusunu 25.04.2023 tarihinde yaptığı ve süre geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın yasa ve usule uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalılar vekilinin ek karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

2. Süre hesabı yapılırken yanlış hesaplama yapıldığını,

3. Adi yazılı sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğini,

4. Her iki sözleşmenin birbiriyle bağlantılı olduğunu, davalı tarafın 10 No.lu daireye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle 23 No.lu dairenin tapusunun verilmediğini,

5. Davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; adi yazılı satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun'un 345 ve 346 ncı maddeleri,

3. 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi,

4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci maddesi, Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddesi.

5. Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Borçlar Kanunu'nun 163 üncü maddesi (TBK m. 184) gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5111, K. 2024/4296, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5111-e-2024-4296-k-6fda388cf2cf