Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5106 E. 2024/4853 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5106
Karar No
2024/4853
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 06.02.2023 SAYISI : 2023/1411 E., 2023/1055 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 14.08.2015 KARAR : Davanın ayrı ayrı reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/519 E., 2021/248 K. Taraflar arasındaki ıslah ile TMK'nın 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl talep yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar ... mirasçıları vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davacıların babası muris Ertuğrul Acar'ın vefatından önce davalılar ile Yenişehir ilçesi, Ahlatdibi, 142 ada 3 parsel sayılı taşınmazın satışı için sözleşme yaptığını, aradan uzun zaman geçtiğini, babalarının ölümünden sonra bu taşınmazın müvekkilleri üzerinde görünmediğini, kendilerini bildi bileli bu taşınmazı muris babalarının kullandığını, ekip biçtiğini, sahip olduğunu bildiklerini, ancak taşınmaza ait maliklerin bir çoğu satış sözleşmesini kabul ederken bir kısmının bu sözleşmeyi inkar etmesinden ve taşınmazı devretmekten kaçındıklarını ileri sürerek davalılar üzerine kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçı olarak müvekkilleri adına tapu ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ... 02.12.2015 tarihli dilekçesi ile davalı ... ise 12.05.2017 tarihli dilekçesi ile davacıların iddialarını doğrulamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 Sayılı TMK’nın 713 üncü maddesinde yer alan davasız ve aralıksız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik şartının gerçekleştiği gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar ..., Gülsem Sarısaçlı ve Şükran Özgür vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; TMK’nın 713 üncü maddesinde yer alan şartlar oluşmadığını, 713/2 nci maddesi hükmü uyarınca tapu kütüğüne kayıtlı bir taşınmaz için, 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetliğe dayanan tapu tescil ve iptal davası açılamayacağını, müvekkilinin mirasçıları olduğu kök mirasçı adına söz konusu taşınmaz kayıtlı olup, tapu kütüğünden anlaşılamayan bir durum olmadığı gibi malik hakkında da gaiplik kararı bulunmadığını, taşınmazın bulunduğu yerde tapulama ve kadastro işlemleri yürütüldüğünü, kadastro işlemleri sırasında tutanaklar askıya çıkarıldığını, davacı tarafın bu askı süresinde de herhangi bir itirazı olmadığını, davanın davacıların kök murisi Ertuğrul Acar tarafından sağlığında açılmadığını, mirasçı davacıların bu hususta vefat edenin zilyetliğine ilişkin dava açma hakkı da bulunmadığını, davacıların kendi iddialarında dahi kök muris Ertuğrul Acar'ın mirasçılarına sözleşmeden sağlığında bahsetmemiş olmasının bile tek başına bu davanın reddi sebebi olduğunu, iddia edilen satış sözleşmesinden mirasçı müvekkillerinin haberdar olmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu sözleşmeden müvekkillerinin haberi olmadığını ve müvekkillerinin ya da murislerinin imzasının bulunmadığını, bu sözleşmeye dayanılarak bir satış yapılmış ise dahi müvekkillerinin eline bir para geçmediğini, taşınmazın bulunduğu yerde tapulama ve kadastro işlemleri yürütüldüğünü, kadastro işlemleri sırasında tutanakların askıya çıkarıldığı ve davacıların bu askı süresinde de herhangi bir itirazları olmadığını, davacıların babalarının ölümünden sonra hak iddia etmekte olup Ertuğral Acar'ın sağlığında hiçbir talepte bulunmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalılar ..., Gülsem Sarısaçlı ve Şükran Özgür vekilleri istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ile ilgili olarak davacıların dayanağı belge tarihi dikkate alındığında müvekkilinin reşit olduğunu, müvekkili reşit olduğundan velayeten babasının dayanak belgeye imza attığından senedin müvekkili ... açısından geçersiz olduğunu, müvekkili ...’in gayrimenkulün satışına dair kabule yönelik herhangi bir beyanı bulunmadığını, davaya dayanak yapılan belgede diğer davalı müvekkilleri tarafından dava konusu gayrimenkuldeki paylarının davacılara satış ve devrine yönelik bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilleri ve murislerin davacıların iddia ettiği satış işlemi sonucunda bir ödeme almadıklarını, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tapulama ve kadastro işlemleri yapıldığını, bu işlemler sırasında tutanakların askıya çıkarıldığını, davacıların askı ilan süresinde herhangi itirazları olmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 4. Davalılar ..., ... ve ... vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde çeşitli harç eksiklikleri sebebi ile dosyanın geri döndüğünü, taraflarınca eksik kalan harcın tamamlandığını, taraflarına 20/05/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılan muhtıra ile ilgili olarak 15/05/2023 tarihinde tebligatın taraflarına gönderildiğine ilişkin mail geldiğini ancak PTT sistemindeki hata sebebi ile söz konusu tebligatın açılamadığını, yazılan muhtıranın görülmemiş olup birkaç gün sonrasında bakıldığında ise yine 15.05.2023 tarihinde yazılmış olan ve ekte sunulu muhtıra uyap ortamında taraflarınca görüldüğünü, mahkeme kalemi ile yapılan görüşme sonrasında da taraflarına ilişkin bir muhtıra göremediklerini, muhtemelen diğer davalılar ile ilgili olduğunu müvekkillerine yönelik bir talepleri olmadığını ancak dosyayı inceleyeceklerini ifade ettiklerini, bu beyana güvenilerek dosyanın her gün takip edildiğini, harç veya masraf girişi olmadığından ve taraflarına gönderilen muhtıra içeriği açılamadığından her hangi bir avans ödemesi yapılmadığını, muhtıranın usulüne uygun olmadığının da incelenmesi gerektiğini bildirerek, yerel mahkemenin 05/06/2023 tarihli kararın ortadan kaldırılarak, ana karar için süresi içinde yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... mirasçıları vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak; istinaf aşamasında davalı müvekkillerinden tüm istinaf harçlarının alındığını, temyiz eden diğer davalılardan temyiz başvuru ve maktu temyiz karar harcı alınmalıyken her temyiz edenden ayrı ayrı harç alınmasının hukuka aykırı olduğunu, alınan harcın hangi dosyaya ve hangi davacı hakkında verilen hükme ait olduğu hususu belirlenmesi gerektiğini, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde müvekkillerine yükletilmesinin, İlk Derece Mahkemesi’nin harçları sadece müvekkillerinden almasının ve tüm temyiz edenlere paylaştırılmamasının doğru olmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2. ve 3. maddelerinde istinaf eden tüm davalılardan ayrı ayrı 48.942,89 TL karar harcının (12.295,02 TL mahsup edilerek) talep edildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, karar harcının 2. ve 3. maddede sayılan davalılardan ayrı ayrı talep edilmesinin hukuken açıklanabilir bir tarafı bulunmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. 3. Davalılar ... mirasçıları ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; husumetin ilgili Tapu Müdürlüğüne de yöneltilmesi gerektiğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleşmediğini, kayıt maliki ...‘nin 1978’de öldüğünü, taşınmazın 1978 itibarıyla ... mirasçılarına ait olduğunu, davacılar mirasçısının 1979’da harici sözleşme imzaladığı ... mirasçılarının ölmesinden itibaren 2011 yılına kadar 20 yıl dolmadığından şartların oluşmadığını, sözleşmenin ... mirasçılarının bir kısmı ile yapıldığından geçersiz olduğunu, bu tür davalarda kayıt maliki mirasçıları yasal hasım durumunda olduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ıslah ile TMK'nın 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptal ve tescil, terditli olarak tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 353 üncü maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili hükmü adli yardım talepli temyiz etmişse de; adli yardım talebi bilgi ve belgeye dayanmadığından ve adı geçen davalılar vekili tarafından adli yardım talepli temyiz dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesine verilmesinden sonra temyiz harçları yatırıldığından adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(b)-2 maddesindeki düzenleme gereğince Bölge Adliye Mahkemesi, incelemesini yaptığı İlk Derece Mahkemesi kararını, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmak zorundadır. 3. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 1978 yılında ölen kayıt maliki ... mirasçılarından bir kısmı ile 1979 yılında yaptığı harici satım sözleşmesine istinaden çekişmeli taşınmazı kullanmaya başladığı, davacılar ve murislerince bu kullanımlarının 20 yıldan uzun bir süre nizasız ve fasılasız devam ettirildiği, istinaf başvurusunda bulunan davalıların, zilyetliğine veya süresine ilişkin bir itirazlarının bulunmadığ, bu suretle davacıların olağanüstü zamanaşımı ile mülk edinme koşullarını sağladıklarından davanın kabulüne dair Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı sonucuna varılmakla, bir kısım davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verildikten sonra, işin esası ile ilgili bir karar verilmeksizin karar ilamının 2 ve 3 numaralı bentlerinde İlk Derece Mahkemesinden farklı şekilde iki ayrı bentte ayrı ayrı olmak üzere 48.942,89 TL’şer harca hükmedildiği ve bu bağlamda yeni bir hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 4. Bir başka ifadeyle; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı harç yönüyle benimsenmediğine göre, bu durumda yukarıda belirtilen Kanunun açık hükmü gereği İlk Derece Mahkemesi yerine geçerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin harca ilişkin hükmündeki yanlışlığına değinilmeksizin esastan ret kararı verilmesi çelişkili ve usul hükmüne aykırı olduğundan hükmün açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre bir kısım davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5106, K. 2024/4853, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5106-e-2024-4853-k-1fabaac4cddf