Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4919 E. 2023/6190 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4919
- Karar No
- 2023/6190
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/122 E., 2023/214 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, maliki olduğu 1098 ada 18 parsel sayılı taşınmaza davalı kurumun istasyon binası ve iletişim direkleri inşa etmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek el atmasının önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı kurum, iddia edilen tüm alanın kendileri tarafından kullanılmadığını, dava dışı kurumların da taşınmazda muhdesatlarının bulunduğunu, kötüniyetli olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 06.10.2015 tarihli ve 2013/393 Esas, 2015/634 sayılı Kararıyla; davalının haksız işgalci olduğu gerekçesiyle el atmasının önlenmesine, yapıların yıkılmasına, bina bedeli olan 15.533,00 TL'nin davalıya ödenmesine ve 23.878,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 06.10.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2019 tarih ve 2018/3727 Esas, 2019/5745 Karar sayılı ilamında; çekişme konusu taşınmazın verici istasyonları ve yapılar ile işgal edildiği belli ise de, davalı savunması üzerinde durularak anılan kullanımın kim tarafından ne miktarda gerçekleştirildiğinin belirlenmediği açıklanmıştır. Mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın kim tarafından kullanıldığının, verici istasyonlarının ve yapıların kime ait olduğunun tespit edilmesi, davalı savunması üzerinde durularak davalı kurumun tam olarak ne büyüklükteki bir alanı işgal ettiğinin saptanması ve m² üzerinden tespit edilecek haksız kullanıma göre sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Çekişme konusu taşınmazın öncesinde Hazine'ye ait olduğu ve ilk imar uygulaması sonucunda da davacının payının olmamasına rağmen 2. imar uygulaması ile paydaş, 3. imar uygulaması ile tapu maliki olduğu belirtilmiştir. Ecrimisil belirlenen dönem için davacının tapudaki pay oranlarının değerlendirilmesi ayrıca taşınmazın öncesinin Hazine'ye ait olduğu gözetilerek Hazine tarafından davalı kuruma taşınmazın tahsis edilip edilmediğinin belirlenmesi, tahsis edilmiş ise davalının iyiniyetli olduğu değerlendirilerek anılan dönem için ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi bu şekilde bir tahsis yoksa davacının payı dikkate alınarak hesap edilecek ecrimisilin karar altına alınması gerekirken davaya konu taşınmazda davacı tüm dönemlerde malikmiş gibi belirlenen ecrimisile karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. 4. İlk dönem dikkate alınarak belirlenen/belirlenecek ecrimisile davacının taşınmazlardaki hisse miktarı ve davalının kullandığı alan da saptanarak sonraki dönemler için ÜFE artış oranlarının yansıtılması sonucu tespit edilen ecrimisilin karar altına alınması gerekirken hatalı bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taşınmazda bulunan ve benimsenen 27.05.2022 tarihli fen raporunda gösterilen tüm alanların kullanımın davalı tarafta olduğu kabul edilmiştir. Davalı taraf ana yapının Orman İşletme ve Askeriye tarafından kullanıldığını savunmuş ise de, toplanan deliller çerçevesinde askeriyenin kullanımının olmadığı kabul edilmiştir. 2. Ana yapının içindeki bir kısımın dava dışı Orman İşletme kullanıyor olsa dahi bu durumun artık bunları kullanan kurumlar ile davalı arasındaki ilişkinin bir iç ilişki olduğu, tüm kurumlara yazılan yazılar neticesinde varılan kanaate göre kamu kurumları arasındaki paylaşımlı kullanımın davacıya yansıtılamayacağı, kendi aralarındaki iç ilişkiye dair olduğu, birbirlerine rücu edilebileceği, neticede alanın kullanımın tamamen davalı yanda bulunduğu, davacının bu sebeple müdahalenin meni ve kal talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla bu yöndeki davasının kabulüne karar verilmiştir. 3. Hazine tarafından davalı kuruma taşınmazın tahsis edilip edilmediğinin belirlenmesi bakımından ise, yazı cevaplarına göre TRT tarafından 14.11.2008 tarihli yazı ile 300 m2 lik kısmının kurumlarına tahsisinin talep edildiği, ancak Emniyet Genel Müdürlüğünün muvafakat vermemesi sebebiyle talebin değerlendirilmediğinin bildirildiği, buna göre bir tahsis kararı olmadığı anlaşılmış olup, bahsedilen raporda belirlenen dönemlere dair ecrimisil bedeli talebi hakkında, bozma öncesi yapılan ıslah nazara alınarak davanın kısmen kabul kısmen redine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, istasyon binasının Samsun Belediyesi tarafından inşa edildiği atlanarak sanki TRT tarafından yapılmış gibi kabul edildiğini, istasyon sahası zemininde yer alan beton kaidelerin daha önce özel vericilerin üzerinde konteyner koydukları beton kaideler olup, bunların davalı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, istasyona YEDAŞ'a ait trafodan AG olarak beslenmekte olup, trafonun mülkiyeti ile ilgili davalının herhangi bir ilgisi bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683, 995 inci maddesi, 2. 4.6.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile ecrimisil, haksız işgal tazminatı olarak nitelendirilmiştir. Bu kararın gerekçesinin V. bendinde “işgal tazminatı davalarının hususi bir şekli olan ecrimisil davalarının beş yılda zamanaşımına uğrayacağı esasını benimsemiş bulunan 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli” olduğu açıklanmış ve ecrimisil davalarının 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 908 inci (4721 sayılı Kanununun 995 inci) maddesine dayanan bir tazminat davası olduğu belirtilmiştir. 3. 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.