Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1206 E. 2024/2244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1206
Karar No
2024/2244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/467 E., 2014/468 K. DAVA TARİHİ : 17.08.2010 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kal davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların müvekkiline ait dava konusu 5 parsel sayılı taşınmaza pencere koymak, tuvaletten pislik akıtmak ve çöp atmak suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek, el atmanın önlenmesini ve 3 adet pencerenin kal'ini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırma sınırı dışında kaldığını, herhangi bir müdahalenin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalılar ..., ...,... ve ... duruşmalardaki beyanlarında özetle, davacı ile anlaşmak için para vermeyi kabul ettiklerini ancak kendisinin binanın tümden yıkılmasını talep ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının malik olduğu 114 ada 125 parsel sayılı taşınmaza, tapu kaydında Hazine adına kayıtlı olan fakat beyanlar hanesinde davalılara ait olduğu belirtilen ve 114 ada 5 parsel sayılı taşınmazın üzerinde yer alan binadan imar mevzuatına aykırı iki adet pencere açmak ve binanın çatısında kapalı çıkma yapmak suretiyle müdahalede bulunulduğu, dahili davalı ...'nün ise dava ile bir ilgisi bulunmadığı belirtilerek, dahili davalı ... yönünden davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile, davalıların 114 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kagir 3 katlı binanın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1,40 m2 çıkma ve 114 ada 125 No.lu parsele bakan kısımda açılmış olan iki adet pencere ile müdahalenin önlenmesine, (A) harfi ile gösterilen 1,40 m² çıkmanın ve 114 ada 125 No.lu parsele bakan kısımda açılmış olan iki adet pencerenin kal'ine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyizinde, müvekkili ve davalıların son derece haklı ve iyi niyetli olduklarını, davalılara ait binanın 1973 yılında yapılmış olup davacının yerine tecavüz etmelerinin mümkün olmadığını, çatı katın 1,40 m² gibi gözle görülemeyecek bir miktar ile kolonun adeta bel vermesini görmenin herkesin harcı olmadığını, davacı tarafın haksız olan bütün taleplerinin kabul edilerek müvekkilinin adeta haksız yere cezalandırıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına ve komşuluk hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü, 737 nci ve 995 inci maddeleri. 3. Çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet, geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanunun 737 nci maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir. O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır. 3. Değerlendirme Dosyanın incelenmesinde, davacı tarafın dava dilekçesi ile davalılara ait binada bulunan 2 adet pencerenin komşuluk hukukuna aykırılıktan dolayı kal'ini talep ettiği, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu edilen 2 adet pencerenin davalıya ait bina üzerinde olup davacıya ait taşınmaza taşkın olmadığının tespit edildiği, ancak mahkemece pencerelerin imar mevzuatına aykırı olması gerekçesi ile kal'ine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin davacı tarafın komşuluk hukukuna dayalı talebi yönünden hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu söylenemez. Davacıya ait taşınmaz ile davalı tarafın binasında bulunan dava konusu 2 adet pencerenin durumu değerlendirilerek, komşuluk hukukuna göre tahammül sınırlarını aşıp aşmadığının, hoşgörü sınırlarında kalıp kalmadığının ayrıntılı olarak açıklanmak suretiyle, alanında uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacak keşif sonrasında alınacak raporla komşuluk hukukuna aykırılık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yalnızca imar mevzuatına aykırılık gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazının yukarıda belirtilen sebeple kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1206, K. 2024/2244, T. 29.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1206-e-2024-2244-k-5af715ef50f2