Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4462 E. 2024/3888 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4462
Karar No
2024/3888
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/701 E., 2023/1040 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/412 E., 2023/41 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalılardan ... ve ... yününden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılardan ..., ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, HMK'nın 353/1-b.2 inci maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden hüküm tesisine, davalılardan ... ve ...'e yönelik davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza el atmalarının önlenmesine, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 29328 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki payın 20.04.2018 tarihinde satın alındığını ve davalıların bu taşınmazı haksız şekilde işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş olup, yargılama sırasında ecrimisil istemi hakkında tefrik kararı verilmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, davalı ...’in inançlı temlik işlemiyle payını devrettiğini, dava dışı ...’e taşınmazın teminat olarak verildiğini, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/246 Esas sayılı dava dosyasına konu arabuluculuk sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının tüm bunları bildiğini, taşınmazdaki diğer payın Hazineye ait olup Hazineye karşı ecrimisil bedelinin ödenmekte olduğunu, davalılardan ... ve ...’ın niza konusu taşınmazı kullanmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava konusu olmayan 2 parsel sayılı taşınmaz üzerine kurulduğunu, malik ... ile sözleşme yapıldığını, işletme için hayvanları temin edilememesi nedeniyle taşınmazın hiç kullanılmadığını ve şirketin adresten taşındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalı ...’ın savunmalarının yerinde olmadığı, dava konusu taşınmaza el atmasının hiçbir hakka dayanmadığı, davalı ...’in davacının aboneliğinden sonra 12.04.2019 tarihinde tekrar kayıt açtırdığı ve bu davalının da taşınmaza el attığı gerekçesiyle davalılardan ... ve ...’a yönelik davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza el atmalarının önlenmesine, diğer davalılar ... ve ... Entegre Hayvancılık ve Tarım Yatırımları İnşaat Ltd. Şti'yi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ... ve diğer davalılara yöneltilmesinin doğru olduğunu, niza konusu yerin halen davalılar ..., ... ve ... tarafından kullanıldığını, buna yönelik davanın ispat edildiğini, davalılar ... ve Şirkete yapılan ihtarnameye cevap verilmediğini, davalıların delil olarak gösterdikleri arabuluculuk tutanağında ...’ın imzası bulunduğunu, ...’ın olayların dışında olmadığını, davalı Şirket adresinin dava konusu yer olup, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesi ile doğrulandığını, davalılar ... ve Şirket yönünden de davanın kabulü gerektiğini, davalı ... lehine nispi vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesince ...'ın herhangi bir el atmasının ispat edilemediği kanaatiyle davanın reddine karar verildiğini, bu durumda davanın husumet yönünden reddi ile maktu vekalet ücreti takdir edilebileceğini, davalı ... lehine nispi bir vekalet ücretine hükmedilmesinin ancak dava konusu yere ... tarafından yapılan müdahalenin haklı bir hukuki sebebe dayanması ve davanın bu sebeple reddedilmesi durumunda söz konusu olabileceğini, somut olayda, davalı ...'ın hukuki bir sebebe dayalı olarak dava konusu yeri kullandığına ilişkin bir savunmasının bulunmadığını, taşınmazı hiç kullanmadığını iddia ettiğini, bu savunma doğru kabul edildiğinde aynı zamanda davanın doğru olmayan hasıma yönetildiği de kabul edilmiş sayılacağını, husumette hata yapıldığı değerlendirildiğinde de davalılar ... ve şirket yönünden husumetten ret kararı verilmesi ve vekalet ücretinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplanan delillere göre hüküm kurulmadığını, davacı tarafın beyanlarına göre hüküm tesis edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına aykırı karar verildiğini, el atmanın önlenmesi davasında davacı silsilesinin bozulduğunu, dava devam ederken dava konusu taşınmazın devredildiğini, malik ...'ın davaya dahil edilmediğini, davalı ... yönünden verilen ret kararının yerinde olduğunu, hükmedilen vekalet ücretinden ve masraflardan devreden ilk davacı ile devralan davacıların kanun gereği müteselsilen sorumlu olduklarını, sadece davacılar ... ve ... aleyhine karar verilmesinin HMK'nın 125 inci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğunu, müvekkili ... hakkında verilen kabul kararının da kaldırılmasını gerektiğini, sırf aboneliklerin adına olduğu gerekçesiyle kabul kararı verildiğini, davalı ...’in taşınmazın maliki olduğu döneme ilişkin aboneliklerinin bulunduğunu, var ise bu aboneliklerin önceki aboneliklerin devamı niteliğinde olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı tapuda adına tescil ettirdikten sonra tesis edilmiş aboneliği bulunmadığını, müvekkilinin aboneliğinin fiili kullanımına bağlı olmadığını, müvekkilinin ...'dan boşandığını ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği adreste oturduğunu, davalı tanıklarının davalılardan ... ve ...’ın dava konusu taşınmazda oturmadıklarını beyan ettiklerini, davalı ... yönünden verilen kabul kararının da kaldırılması gerektiğini, müvekkili ...’ın ecrimisil belge ve bilgelerine göre Maliye Hazinesinin payını aşan bir kullanımının söz konusu olmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif mahallinde dinlenen tanık beyanlarından ve abonelik sözleşmelerinden davacıların maliki olduğu 29328 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ve ... tarafından kullanıldığı, davalı ...'ın memuriyete geçerek dava tarihinden önce taşınmaz ile ilgisini kestiği, diğer davalı şirketin taşınmazı kullanmadığı, ... ve ... tarafından mülkiyet hakkına veya şahsi hakka dayalı üstün hakkın varlığının kanıtlanmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı şekilde mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davalılar ... ve ... yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne ve diğer davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında "...Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur....” hükmüne yer verildiği, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiğinden dava konusunu temlik eden ...'in vekalet ücretinden temlik ... davacılar ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davacılar vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, HMK'nın 353/1-b.2 inci maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden hüküm tesisine, davalılardan ... ve ...’a yönelik davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza el atmalarının önlenmesine, diğer davalılar ... ve ... Entegre Hayvancılık ve Tarım Yatırımları İnşaat Ltd. Şti'yi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ve (Katılma yolu ile) davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davacılar vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi, 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366 ıncı maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun’un 348 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, temyiz kanun yoluna başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile vereceği cevap dilekçesi ile temyiz kanun yoluna başvurabilir. Bu şekildeki temyiz kanun yoluna başvurma şekline "Katılma Yoluyla Temyiz Başvurusu" adı verilir. Somut olayda, davacılar vekili tarafından davalılar ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yolu ile temyiz edilmiştir. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden davalılar ... ve ... ...’a yönelik temyiz başvurusu bulunmadığına göre diğer davalılar ... ve ... yönünden katılma yoluyla temyiz haklarından söz edilemez. Bu nedenle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda V.C.3/1 inci bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. V.C.3/2 inci bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4462, K. 2024/3888, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4462-e-2024-3888-k-531b0c65ce25