Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4116 E. 2024/4268 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4116
Karar No
2024/4268
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/542 E., 2023/842 K. DAVA TARİHİ : 13.10.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/78 E., 2021/621 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; murisi oğlu ... tarafından Kanada'da düzenlendiği iddia edilen 15.08.2016 tarihli el yazılı vasiyetnamenin sahte olduğunu, vasiyetnamedeki imzanın murisine ait olmadığını belirterek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vasiyetnamenin iptali sebeplerine dayanmadığını, bir takım kurgulamalar yaparak asılsız iddialarda bulunduğunu, davacının amacının tarafların ortak murisi tarafından davalıya vasiyet edilen mirasın intikalini geciktirmek olduğunu, vasiyetnamenin okunduğunu, dava konusu vasiyetnamenin davacı tarafından evvelden beri bilindiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu vasiyetnamedeki imzanın murisin eli ürünü olmadığının ATK raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin ölümüne yakın imza örneklerinin temin edilmediğini, ATK raporunun hükme esas alınamayacağını, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, vasiyetname tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, vasiyetnamenin Kanada resmi kurumları tarafından tasdik edildiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeye ek olarak dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiği Kanada Miras Islah Hukuku Kanununun Milletlerarası Vasiyet Şeklini Sağlayan Benzerlik Kanununun 6 ncı maddesinde "1- İmza vasiyetin sonunda yer almalıdır. 2- Eğer vasiyet bir kaç sayfadan oluşmakta ise her sayfa vasiyet eden tarafından ya da o imzalayamıyorsa O'nun yerine imzalayan kişi ya da eğer öyle bir kişi yoksa yetkili kişi tarafından imzalanmalıdır." yasal düzenlemesi uyarınca sekiz sayfadan ibaret vasiyetnamenin tüm sayfalarında murisin imzası bulunmadığı gibi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 538 inci maddesinde düzenlenen el yazılı vasiyetnamenin geçerlilik koşulu olan vasiyetnamenin başından sonuna kadar murisin el yazısı ile yazılması şartını da taşımadığı, bunlara göre; vasiyetnamenin, yapıldığı ülke hukukuna ve murisin milli hukukuna uygun olarak düzenlenmediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 538 ve 557 inci maddeleri, 5718 sayılı MÖHUK 7, 20/4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4116, K. 2024/4268, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4116-e-2024-4268-k-02ee82bdb76d