Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4065 E. 2024/3615 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4065
Karar No
2024/3615
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/479 E., 2023/1072 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/581 E., 2022/468 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının daha evvel müvekkiline borcu bulunduğunu, 108 ada 31 parsel sayılı taşınmazın da borcun teminatı olduğunu, taşınmazın ihale ile müvekkiline alacağa mahsuben satıldığını müvekkilinin 26.06.2014 tarihli protokol ile taşınmazı davalının kullanımına bıraktığını ve vefa hakkı tanındığını, protokol gereğince borçlunun geri alım hakkını süresinde kullanmaması halinde sürenin bitiminden itibaren 15 gün içinde müvekkili bankaya teslim etmesi gerektiğini, davalının protokol şartlarını yerine getirmediğini ve vefa hakkını kullanmadığını, davalının halen hukuki sebebe dayanmaksızın taşınmazı işgal ettiğini, 14.10.2020 tarihli ihtara rağmen işgalin sürdüğünü belirterek 108 ada 31 parsel sayılı taşınmazda bulunan fabrika binası arsasına el atmanın önlenmesini ve taşınmazın makine ve teçhizatlarla birlikte teslimini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin fuzuli şagil olmadığını, müvekkilinin 2014 yılından bu yana davacının rızası ile taşınmazı kullandığını, müvekkilinin vefa hakkı bulunduğunu, aşırı ifa güçlüğü sebebiyle vefa hakkının kullanılamadığını, aşırı ifa güçlüğünün ahde vefa ilkesinin bir istisnası olduğunu, müvekkilinin vefa hakkını kullanarak taşınmazı almak istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazı içindeki makine ve teçhizatlarla birlikte ihale ile aldığı ve 11.07.2014 tarihinde tescil edildiği, taraflar arasında akdedilmiş olan 26.06.2014 tarihli protokole göre davalının protokol kapsamında belirlenen yükümlülükleri yerine getirmesi kaydı ile 24 ay süre ile taşınmazın davalının kullanımına bırakılarak ve davalıya vefa hakkı tanındığı, ancak davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle taşınmazı tahliye etmesi için noter aracılığı ile 14.10.2020 tarihinde ihtarname gönderildiği, davalının taşınmazı haklı ve hukuki bir sebebe dayanmaksızın kullandığı, ihtarnameye rağmen taşınmazı boşaltmadığı, davalı tarafın pandemi nedeniyle edimlerini yerine getiremediği savunmasına protokole göre davalıya verilen sürenin henüz pandemi başlamamış iken sona ermiş olması nedeniyle itibar edilmediği, davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvurusunda, dava konusu taşınmazın ihalesinin usulüne uygun yapılmadığını ve muvazaalı olduğunu, müvekkilinin kullanımının hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin öngörülemeyen sebeplerle ekonomik zorluklarla karşılaştığını, kendi dışında gelişen sebeplerle aşırı ifa güçlüğüne düştüğünü, aşırı ödeme güçlüğünün ahde vefa ilkesinin istisnası olduğunu, müvekkilinin fabrikayı kullanamadığını, işçilerin işine son verdiğini, taşınmaz içerisinde birkaç parça eşya bulunmasının el atma olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazı işgal etmesinde haklı bir nedenin bulunmadığı, Mahkemece de belirtildiği üzere davalı şirketin taşınmazı işgale kısmen de olsa devam ettiği anlaşıldığına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf başvurusunda esasa ilişkin ileri sürmüş olduğu sebepleri tekrar ederek temyize gelmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4065, K. 2024/3615, T. 09.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4065-e-2024-3615-k-1d16407e253d