Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3038 E. 2024/3882 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3038
Karar No
2024/3882
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. ... gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.09.2024 Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin hissedar olduğu 194 ada 17 parseldeki taşınmazda davalının 24.07.2019 tarihinde 1/2 hisse satın aldığını, müvekkilinin bu satış nedeniyle kanundan doğan ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi vermemiş, aşamalardaki beyanlarında fiili taksim savunmasında bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu ve müvekkili tarafından altındaki imzalar dahi kabul edilmeyen kira sözleşmelerinin davanın açıldığı tarihten sonra düzenlendiğini, dava açıldıktan sonra meydana gelen ve ortaya çıkan delilleri ve dava sonrası var olan durumu tespit etmek değil, bunun aksine dava açıldığı anda ve öncesinde var olan durumu, özellikle de taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunup bulunmadığını tespit etmek olması gerektiğini, dava tarihinde mevcut duruma göre; mahkemece mahalde keşif yapılıp iki ayrı bağımsız kullanıma münasip yapı bloku tespit edildikten ve bu durum zapta da geçildikten sonra, bilirkişi tarafından da bu hususta rapor tanzim edildikten ve davacı tarafça da bu hususa itiraz edilmedikten sonra davanın reddine karar verilmişken, istinaf kaldırma kararı ile birlikte dava tarihinden sonra ortaya çıkan sözleşmelere dayanarak bu kez davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yapılması gerekenin, dava tarihinden sonra oluşturulan sözleşmelerin dava tarihinde mevcut durumu ispata esas alınmaması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz incelemesine konu Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/216 Esas 2023/25 Karar sayılı kararında "...neticede dosya kapsamında sunulan deliller çerçevesinde taşınmazda fiili taksim bulunmadığı kanaatine varılmıştır.." denilerek, davalının fiili taksim savunmasının reddi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili fiili taksim savunmasını istinaf başvuru dilekçesinde de dile getirmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 26/04/2023 tarih 2023/892 Esas 2023/1097 Karar sayılı kararında "(...) ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından..." şeklindeki gerekçe ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Ancak mahallinde yapılan keşif sonrası Bilirkişiler..., ... Sipahioğlu ve Eren Bekkaya tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 03/01/2022 tarihli raporda; dava konusu taşınmazın 194 Ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kain bina olduğu, "(...) parsel üzerinde bulunan yapı bloğunun fiili olarak iki bölümden oluşacak şekilde bağımsız kullanıma müsait olarak yapılandırıldığı ve ayrıştırıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Keşif mahallinde çekilerek dosyaya eklenen fotoğraflar, bilirkişilerin raporunu doğrular mahiyettedir. Nitekim, taşınmazda fiili taksimin varlığı Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/02/2022 tarih 2021/135 Esas 2022/57 Karar sayılı kararı ile de kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Taşınmazda, her bir paydaşın kullanabileceği müstakil bölümlerin olması, fiili taksim olgusunu varlığı için yeterli kabul edilmelidir. Müstakil bölümlerden her birisinin genişliğinin, taşınmaz maliklerinin arsa payına denk gelecek miktarda olması, fiili taksimin varlığının kabulü için gerekli bir koşul değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği kanaati ile, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3038, K. 2024/3882, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3038-e-2024-3882-k-bb707ff16d06