Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/339 E. 2024/5335 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/339
- Karar No
- 2024/5335
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1619 E., 2023/2389 K. DAVA TARİHİ : 12.07.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ...(Konya) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/168 E., 2023/118 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu... İli, ... İlçesi,... Mahallesi, 363 ada 11 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin 3/5 hissedar olduğunu, müvekkilinin de paydaş olduğu iş bu taşınmazın kalan hissenin 27/08/2020 tarihinde dava dışı ... tarafından...'ye 120.000,00 TL bedel ile satıldığını, akabinde... tar afından satın alınan taşınmazın üçüncü kez el değiştirerek 13/07/2021 tarihinde ...'e 410.000,00 TL bedel ile satıldığını, müvekkile ön alım hakkı bildirilmeden yapılan satışın kötü niyetli olarak yapıldığını, her iki satışta söz konusu devir işlemleri ile ilgili olarak davacıya noter kanalı ile bilgilendirme yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazda ön alım hakkının 120.000,00 TL üzerinden kullandırılarak davalı ...'a devredilen hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eylemli bir kullanım şeklinin çok uzun zamandır eski hissedarları da kapsayacak şekilde devam ettiğini, fiili taksimim var olduğunu ve paydaşlara özgülenmiş alanların oluştuğunu, ...'ye karşı daha önce hiçbir hak iddia etmeyip davaya konu devir işleminden sonra davalı müvekkile karşı yasal önalım hakkını ileri sürmesinin çelişkili bir davranış olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif esnasında dinlenen tanık beyanları ile fen bilirkişisi tarafından sunulan krokili rapordaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, dava konu taşınmazda davacı ve davalıya pay devreden dava dışı ...'nin kendilerine ait ayrı ayrı kullandıkları yerlerin mevcut olduğu, diğer bir deyişle söz konusu taşınmazda öteden beri hangi paydaşın nereyi kullanacağının net bir şekilde belirli olduğu, dolayısıyla fiili taksimin söz konusu olduğu, davacı tarafından yasal önalım hakkının kullanılmasının, 4721 s. TMK m. 2 hükmü uyarınca dürüstlük ilkesine aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; her iki satışta da müvekkile bildirim yapılmadığını, müvekkilin ön alım hakkının varlığı açık olmasına karşın deliller toplanmadan ve davalının taşınmaz üzerinde eylemli kullanıma dair kötüniyetli birtakım değişiklikler yaptığı hususları değerlendirmeye alınmadan ve hava fotoğraflarının celbi taleplerinin yerine getirilmeden eksik ve hatalı karar verildiğini, ikinci satış bedeli ve tapu masraflarından oluşan 418.200,00 TL'nin esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yalnızca muvazaanın yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fiili taksimden söz edilebilmesi için önalım hakkını kullanan davacılar ile davalıya payını satan önceki maliklerin tapu kaydındaki payları ile orantılı olmasa dahi eylemli olarak taşınmazda ayrı ayrı kullandıkları yerin bulunması gerektiği, ilk derece mahkemesinin keşif, bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre taşınmazda fiili taksimin ispat edildiğini belirterek davanın reddine karar vermesinde ve tapudaki satış değeri üzerinden yargılama giderlerine hükmetmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.