Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5369 E. 2024/8081 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5369
Karar No
2024/8081
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/799 Esas, 2023/765 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/55 E., 2021/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2012/26833 sayılı "... GROUP" ibareli markanın müvekkili ile müteveffa babası ... ... tarafından oluşturulduğunu, 2008/54131 sayılı ve "S" ibareli marka ile üst kimlik olarak ... Şirketler Grubu / ... Grup ibaresinin markasal olarak müteveffa ... ... tarafından kendisinin vefat ettiği 02.03.2011 tarihine kadar yaklaşık 40 yılı aşkın bir süre boyunca tüm ticari faaliyetlerinde kullanıldığını ancak onun vefatından sonra davalı tarafça kötü niyetli olarak münferiden kendi adına tescil ettirildiğini, müvekkilinin yurt dışında yaşaması nedeniyle davalının dava konusu markayı kendi adına tescil ettirdiğini yeni öğrendiğini, davalının, tarafına gönderdikleri ihtarnameye verdiği cevapta markanın müvekkilinin murisi tarafından kullanıldığını kabul ettiğini, murisin uzun yıllardır kullandığı bir markanın mirasçılardan biri tarafından kendi adına tescil ettirilmesinin haksız olduğunu, tarafların markaya elbirliği şeklinde malik olduklarını, davalının haksız olarak tek başına tescil ettirdiği markayı internet alan adında ve mail adresinde de kullandığını belirterek dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "... GROUP" ibaresinin ... ailesine ait şirketler topluluğunun kurulması ile birlikte ihdas edilip kullanıldığını, aileye ait şirketler topluluğu olmadan bu ibarenin kullanılmasının yasal olmayacağını, ancak muris ile taraflar tarafından kurulan şirketlerden ikisinin 2011 yılından beri müvekkili tarafından yönetildiğini, dava konusu ibarenin sadece tarafların murisi tarafından değil, davacı ve davalı müvekkilinin oluşturduğu adi ortaklık tarafından ihdas edildiğini, adi ortaklık çerçevesinde tescilsiz olarak ortaklaşa kullanılan markanın gerçek hak sahiplerinin markayı birlikte kullanan kişiler olduklarını, ortaklardan her birinin markayı tek başına kullanabileceğini ve markayı adına tescil ettirebileceğini, davacının ... Şirketler Topluluğunu ve "... GROUP" ibaresini üstü kapalı ve eylemli olarak terkettiğini, Güney Yıldızı A.Ş. ve Ersan Petrol A.Ş.'yle olan tüm ilişkilerini sonlandırdığını, sadece Independence Petroleum Corporation (IPC)'ın hisselerini devralıp bu hisseler üzerinden grup içinde yer almayan Alaaddin Middle East (AME) isimli şirketi yönettiğini, davacının hissedarı ve yönetiminde olduğu şirketlerin dava konusu ibareyi kullanmadıklarını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, dava konusu 2012/56833 sayılı markanın 2008/54131 sayılı markadan esinlenmek suretiyle yaratıldığı iddiasının da markaların benzer olmaması nedeniyle yasaya uygun olmadığını, davacının markanın kullanılmasına eylemli olarak izin verdiğini ve sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkını kaybettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 2012/56833 ve 2008/5413 sayılı markalar benzer olmadığından 6769 sayılı Sinaı Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 25 inci maddesindeki hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, 1990’lı yılların başlarından muteber olmak üzere, murisin ve tarafların yazışmalarında ve şirketlerinin ticari faaliyetlerinde kullanılan/ihdas edilen “... ŞİRKETLER GRUBU – ... GROUP OF COMPANIES”, “... ... GURUBU” ve yine “ Şekil+S” şeklindeki tanıtma vasıtalarının gerçek hak sahibinin, ne veraset yöntemi hasebiyle (birlikte) tarafların, ne de adi ortaklık nedeniyle (müştereken) muris ve tarafların olmadığı, bu tanıtma vasıtalarının gerçek hak sahiplerinin, ayrı birer tüzel kişiliğe sahip aile şirketlerinin her biri olduğu, gerçek hak sahibi olmayan bir kişinin ise tescilli bir markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gerekçesi ile hükümsüz kılınmasını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 2012/26833 numaralı markanın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hükümsüz kılınması koşullarının somut olayda mevcut olmadığı" şeklindeki bilirkişi görüşüne itibar edildiği ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 25 inci maddesindeki hükümsüzlük koşullarının da gerçekleşmediği, davalının dava konusu edilen 2012/26830 numaralı markada geçen “... GROUP” ibaresi üzerinde sadece kendisinin değil, muris ... ...’in (... ... vefat ettiği için onun mirasçılarının), aynı şirketlerin çatısı altında yöneticilik yapan ve aynı şirketlerin hissedarı olmuş olan davacının ve bu ibare altında yürütülen tüm ticari faaliyetlerin asıl sahibi olan sermaye şirketlerinin bu şirketler aile şirketi olsa dahi hak sahibi olduğunu bilmemesinin “dürüstlük kuralı”na ve “basiretli tacir olma gereği”ne aykırı olduğu, başkasının/başkalarının da hak sahibi olduğunu bildiği / bilmesi gerektiği halde bir markayı sadece kendi adına tescil ettirmenin iyi niyetli bir davranış olarak kabul edilemeyeceği, davalının iyi niyetli davranmaması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 25 inci maddesindeki hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, davalının yöneticisi olduğu şirketler yanında AME ve IPC şirketlerinin de dava konusu ibare üzerinde hak sahibi olmaları nedeniyle davacının ibare üzerindeki tüm haklarını devrettiğinin söylenemeyeceği, dava konusu markanın tescilinin üzerinden 5 yıl geçmediğinden sessiz kalma yoluyla hak kaybından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu 2012/26833 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya arasında bulunan yazışmalara göre dava konusu "... Group" ibareli markanın tarafların babası müteveffa ... ... tarafından tescilsiz olarak aile üyelerinin hissedarı oldukları şirketler için kullanıldığı, buna göre ibare üzerinde hak sahibinin Güney Yıldızı A.Ş., Ersan Petrol A.Ş., Independence Petroleum Corporation ve Alaaddin Middle East isimli şirketler oldukları, davalının dava konusu marka için tescil başvurusunda bulunduğu 22.03.2012 tarihinde davacının da bu şirketlerden Ersan Petrol A.Ş., AME ve IPC şirketlerinde hissesinin bulunduğu, davalının grup şirketlerine ait olduğunu bildiği dava konusu markayı kendi adına tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğu, davacının söz konusu tescilin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, kötü niyetin 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinde hükümsüzlük sebebi olarak düzenlendiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2023 tarih ve 2021/11-945 E., 2023/295 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere ne 556 sayılı KHK'da ne da 6769 sayılı Kanun'da hangi hallerin kötü niyetli marka başvurusu sayılacağının belirtilmediği, ancak genel olarak hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için başvuruda bulunulması veya başvurunun tescil ettirilmesinin kötü niyetli marka başvurusu olarak tanımlanabileceği, yine başkası tarafından kullanılan bir markanın aynısını veya benzerini bilerek ve haklı bir neden olmaksızın sırf rakibini engellemek amacı taşıyan engelleme markalarının kötü niyetli marka başvurusu olarak değerlendirileceği, başkasının markasından haksız olarak yararlanma veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme ve marka ticareti yapma ya da şantaja yönelik başvuruda bulunma ve tescil ettirmenin de kötü niyetli olarak kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda marka hükümsüzlüğü davalarında kötü niyet iddiası ileri sürülmüş ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince kötü niyetin korunması söz konusu olamayacağından her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak açıkça kötü niyetle gerçekleştirildiği belirlenen marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davalının hak sahibi olmadığını bildiği markayı kendi adına kötü niyetli olarak tescil ettirmiş olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası, 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5369, K. 2024/8081, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5369-e-2024-8081-k-bf92b43cf9de