Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/655 E. 2024/4906 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/655
Karar No
2024/4906
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2023/476 K. DAVA TARİHİ : 08.04.2015 KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu 1557 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının bu parselden 09.03.2015 tarihinde pay satın aldığını, tapuda satış bedelinin yüksek gösterildiğini, bedelde muvazaa yapıldığını iddia ederek ön alım hakkına dayalı olarak dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davanın dava dilekçesinde özetle; 207 ada 1 parsel sayılı taşınmazda annesi ... ... mirasçısı olarak hisse sahibi olduğunu, bir kısım hissedarların toplamda 3/5 hissesinin davalı ...’e satıldığını, satışın asıl davadaki 1557 parsel ile birlikte 09.03.2015 tarihli ve 2863 yevmiye numaralı senetle yapıldığını, satış bedelinin yüksek gösterildiğini, söz konusu hisse üzerinde sahip olduğu yasal ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, resmi akitte gösterilen bedelde muvazaa bulunmadığını belirterek davanın reddini; 22.12.2015 tarihli dilekçesi ile fiili taksim savunmasında bulunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.06.2016 tarihli ve 2015/228 Esas, 2016/399 sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2016/13660 Esas, 2020/1710 Karar sayılı ilamıyla; asıl davada fiili taksim araştırılması yapılmadan, birleştirilen davada taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl davanın, 1557 parsel sayılı taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle reddine, birleştirilen davanın tefrik edilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası bildirilen davacı tanıklarının dinlenmeden karar verildiğini, bozma öncesi davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmediğini, bu nedenle davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğunu, dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, keşifteki mahkeme gözleminde taşınmazın 5 kısım halinde olduğunun ve bu kısımlar arasında hendek ve tümsek şeklinde bir belirlemenin bulunmadığının tespit edildiğini, uydu fotoğraflarına ilişkin raporun jeodezi ve fotogrametri uzmanı tarafından incelenmesi gerektiğini, çelişkili tanık beyanlarına ve bozma öncesi yapılan keşif ile uyumsuz olan hava fotoğrafı değerlendirmelerine dayanılarak taşınmazda fiili taksimin var olduğu kanaatine varılmasının isabetsiz olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri,

3. Yargıtay İçtihadı Bileştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 01.11.1944 tarihli, 1944/9 Esas, 1944/30 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti olan 28.000 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/655, K. 2024/4906, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-655-e-2024-4906-k-bf41f7e69ce8