Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/2339 E. 2024/2054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2339
- Karar No
- 2024/2054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan parasını ödeyerek 3 adet taşınmaz satın aldığını, satış işlemi ile ilgili olarak taraflar arasında ... 1. Noterliğinde 06.08.2015 tarih ve 7914 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi düzenlenerek tapuya şerh edildiğini, satış vaadi sözleşmesi gereği davalı adına kayıtlı, ..., Merkez, ... Mahallesi, 310 ada 12 parsel B-blokta bulunan 5, 8 ve 11 numaralı taşınmazların müvekkiline devrinin gerektiğini, taleplerine rağmen davalının devre yanaşmadığını, bu nedenle satış vaadi sözleşmesinde belirtilen taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satış vaadi sözleşmesinin düzenlenmesinden bir süre sonra tarafların sözlü olarak anlaşarak sözleşmeden döndüklerini, bu anlaşma gereği davalının, davacıya 149.000,00 TL ödeme ve bir adet dairenin satışını yaptığını, davacının satış vaadi sözleşmesi gereği taşınmazlara konulan şerhleri kaldıracağını kabul ettiğini ancak kaldırmadığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davacının kendisine gönderilen paraları alarak zımni olarak sözleşmeden döndüğünü kabul ettiği beyanıyla davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı satıcının dava konusu taşınmazları 180.000,00 TL bedelle davacı alıcıya satmayı vadettiği, her ne kadar davalı taraf söz konusu satış bedelinin 149.000,00 TL'sini davacıya iade ettiğini ve karşılıklı olarak sözleşmeden dönüldüğünü iddia etmişse de dosya kapsamında bu hususu ispatlamaya yönelik herhangi bir yazılı delil ya da belge sunmadığı, davalı tarafın dayandığı banka dekontları incelendiğinde, davalı tarafından davacı hesap numarasına bir takım havalelerin yapıldığı görülmüş ancak bu ödemelerin dava konusu sözleşmeden dönüldüğü ve sözleşme bedelinin iadesi sebebiyle yapılıp yapılmadığının tam olarak ispatlanamadığı, davalı tarafın bu hususta tanık dinletmediği, yine yemin deliline dayanmasına rağmen bu delile başvurmayacaklarını beyan ettikleri gerekçeleriyle, dava konusu 310 ada 1 parselde bulunan (eski 310 ada 12 parsel) 5, 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin davalı adına olan hisselerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tescili yönünde davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların anlaşarak satış vaadi sözleşmesinden döndüklerini, davacı tarafın, müvekkili tarafından yapılan ödemeleri kabul ettiğini ancak yerel mahkemenin, ödemelerin sözleşmeden kaynaklı olup olmadığı hususunun ispat edilemediğini belirttiğini, davacı tarafça kabul edilen ve mahkemeye sunulan bir konuda müvekkilden ispat istenmesinin kurallara aykırı olduğunu, yerel mahkemenin tek taraflı bir edime karar verdiğini, müvekkiline ödenmesi gereken bedele karar vermediğini, davacının yerine getirmediği edimine karşılık tapuları alarak sebepsiz zenginleştiğini, bunun yasaya aykırı olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili 180.000,00 TL tutarındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesini karşılıklı anlaşma ile sona erdirdiklerini savunmuş ise de, bu iddiasını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 inci maddesi uyarınca yazılı olarak kanıtlayamadığı, banka dekontları yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir ise de davalının tanık bildirmediği, yemin delili hatırlatıldığı halde yemin deliline de dayanmadığını beyan etmesi karşısında davanın kabulüne karar verilmesinde hata görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri. 4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.