Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13073 E. 2023/4840 K. – Borca İtiraz

Konu: Borca İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13073
Karar No
2023/4840
Karar Tarihi
Konu
Borca İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak belgenin ödeme emri ekinde gönderilmediğini, takibe dayanak senedin müvekkili firmaya ait olmadığını, senet keşidecisinin adına sahte kaşe düzenlenen aslında var olmayan bir şirket olduğunu, müvekkilinin Limited Şirket olmasına karşılık kaşede borçlu şirket unvanının Anonim Şirket olarak gösterildiğini, alacaklı tarafın senetteki miktarı şirkete aktardığına dair banka kaydı sunmasının zorunlu olduğunu, ilgili noterden bilgiler getirtilerek senet üzerinde yer alan imzanın, firma yetkililerine ait olup olmadığının, firma yetkililerinin dinlenerek ticari ilişki kapsamında böyle bir senet imzalayıp imzalamadıklarının tespiti gerektiğini, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını belirterek takibin iptaline, alacaklının asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklıya dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emri tebligat evrakı üzerinde "örnek 10 ödeme emri ve senet sureti vardır" açıklamasının yer aldığı, takibe konu bonoda keşideci sıfatıyla yer alan şirket ile davacı şirketin vergi numaralarının aynı olduğu, senedin kambiyo senedi vasfında olduğu, bono altındaki imzaya yönelik ayrıca ve açıkça bir itiraz olmadığından imza incelemesi yapılmadığı, takibe konu bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun yazılı belge ile kanıtlanmadığı, davacının, borçlu olmadığını iddia etmesine karşın; borçlu olmadığına dair resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge sunamadığı, netice itibariyle davacı tarafça ileri sürülen iddiaların hiçbirisinin muteber olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu istinaf başvurusunda; takibe konu senette borçlu gözüken firma adına basılan kaşenin müvekkili firmaya ait olmadığını, senedin borç ilişkisine dayanılmaksızın sahte üretildiğini, unvanların birbirinden farklı olduğunu, ilgili noterden bilgiler getirtilerek senet üzerinde yer alan imzanın, firma yetkililerine ait olup olmadığının, savcılık soruşturma dosyasının takip edilmesini, davalı vekilinin duruşma sırasında takibe konu senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu beyan ettiğini, dosya hakiminin bu beyanı duruşma tutanağına geçirmediğini, belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde imza itirazının incelenmediği ile senedin teminat senedi olduğu iddiasını ileri sürmüş ise de dava dilekçesinde belirtilmeyip istinaf aşamasında ileri sürülen bu hususlar HMK 357/1. maddesi uyarınca inceleme konusu yapılmadığı, senetten sorumluluk için TTK 776/1-g maddesi gereğince düzenleyenin imzasının bulunmasının zorunlu olduğu, takibe konu senette yer alan şirket kaşesinin senedin geçerliliği için zorunlu olmadığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça imza itirazında bulunulmadığı, imza inkar edilmediğinden davacı borçlunun talebinin borca itiraz olarak kabulü gerektiği, davacı borçlunun borcu olmadığını İİK'nın 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edemediği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz başvurusunda; takip konusu bononun; şirketin eski temsilcisi tarafından, kendi yetkili olduğu dönemi kapsayacak şekilde sonradan tanzim edildiği, bonoda yer alan kaşenin dışarıdan haricen elde edildiği, müvekkil firma kayıtlarında bonoya ve alacaklıya dair bir kaydın olmadığı, bono hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, imzayı kabul eden eski temsilci; kaşede yer alan unvan farklılığının nedenini bilmediğini, parayı kendisinin aldığını ancak şirket kayıtlarına da geçirmediğini kabul ettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık İİK'nın 169/a maddesi uyarınca açılmış borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 169/a maddesi 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/13073, K. 2023/4840, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-13073-e-2023-4840-k-0bb99d3d9fe1