Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7210 E. 2023/9645 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7210
Karar No
2023/9645
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1878 E., 2023/506 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2021/252 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının kız kardeşi ...'in 23.08.2014 tarihinde vefat ettiğini, ölümünden önce davalı Kurum tarafından muvazaalı boşanma iddiasıyla ... 18. İcra Dairesinin 2011/15474 Esas sayılı icra dosyası ile yersiz ödenen maaşların iadesi hakkında icra takibi yapıldığını, müteveffanın çocukları en yakın mirasçıları olarak mirası reddettiklerini, bu defa ... 11. İcra Dairesi 2016/19930 Esas sayılı dosyası ile murisin mirasçıları oldukları gerekçesi ile davacı ve kız kardeşi ... aleyhine 75.802,08 TL miktarlı ilamsız icra takibi yapıldığını, mirasın üst soy olan kardeşlerine geçmediğini, borçtan sorumlu olmadığının tespitine ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; dava dışı müteveffa ...'in birinci derecedeki mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddedildiği, mirasın ikinci derecedeki mirasçılara geçmeyeceği, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinin gerektiği, yani davacının, müteveffa ...'in mirasçısı haline gelmediği ve müteveffanın borçlarından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla yukarıda zikredilen emsal Yargıtay ilamı dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça %20 den az olmamak üzere icra tazminatı ödenmesi isteminde bulunmuş ise de bunun kötü niyet tazminatı olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu tazminata hükmedilebilmesi için davalının girişilen icra takibinde hem haksız olması hem de takibin kötü niyetli olarak başlatılması gerektiği anlaşılmakla Kurumun yaptığı icra takibinde kötü niyetli olmayacağı kanısına varılarak davacının tazminat talebi reddedilmiştir." IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı Kurumun yapmış olduğu takibin haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti ile takibe giren miktar üzerinden %20 icra tazminatı ödemesine karar verilmesini istediğini, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, davacının kardeşi olan ... hakkında eşinden muvazaalı boşandığı gerekçesiyle yersiz ödenen aylıkların borç olarak çıkarıldığı, ...'in Ağustos/2014 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıların mirası reddettiği, bunun üzerine kurum tarafından mirasçı olması sebebiyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanunu'nun 612 nci maddesinde "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin ise mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği" düzenlenmiştir. Yani murisin en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.Bu yasal düzenleme uyarınca, mirasın birinci derecedeki mirasçıların tamamı tarafından reddi halinde miras ikinci derecedeki mirasçılara geçmez. Tereke tasfiye olunur. Somut olayda, dava dışı müteveffa ...'in birinci derecedeki mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddedildiği ortadadır. Mirası ikinci derecedeki mirasçılara geçmeyeceği, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi gerekeceğinden, davanın kabulüne yönelik mahkeme kararı yerinde olmuştur. Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7210, K. 2023/9645, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7210-e-2023-9645-k-c7ed3dc45742