Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4576 E. 2024/3937 K. – Taşınmaz Satış

Konu: Taşınmaz Satış Vaadinden Kaynaklı Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4576
Karar No
2024/3937
Karar Tarihi
Konu
Taşınmaz Satış Vaadinden Kaynaklı Alacak

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1161 E., 2023/700 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/271 E., 2019/1145 K. Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından yerine getirilen "Mahall ..." projesinden 22 adet bağımsız bölümün, 21.01.2014 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını, kararlaştırılan bedellerin ödendiğini, ancak teslim edilen dairelerin taahhüt edilen büyüklükte ve kalitede olmadığı gibi taahhüt edilen tarihte teslim edilmediğini belirterek alacak talebinde bulunmuş; 14.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, dairelerin geç teslim edilmesi nedeni 169.063,59 TL, dairelerin m² olarak daha küçük olması nedeni ile 797.898,30 TL, eksik ve ayıplı işler nedeni ile 7.650,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; teslim borcu hususunda temerrüde düşmediğini, teslim edilen dairelerin niteliklerinin teknik şartnameye uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile dairelerin geç teslim edilmesi nedeniyle 169.063,59 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 4.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, ayıplı imalatlar nedeniyle uğranılan zararla ilgili 797.898,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 3.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, eksik ve ayıplı teslimi nedeniyle ilgili davanın kısmen kabulü ile; 2.450,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazların geç teslim edilmediğini, duvar kalınlıklarının hesaplamada dikkate alınmadığını, sözleşme uyarınca m² üzerinden değişiklik yapılabileceğini, ayıpların süre geçtikten sonra bildirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eksik imalata yönelik davalının aleyhine hükmedilen tutarın 2.450,00 TL olduğu, kesin olan bu karara karşı davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulamayacağından davalının istinaf isteminin miktar nedeni ile reddine; taraflarca konut tesliminde gecikme yaşanması halinde ödenecek gecikme cezasının belirlenmesi amacıyla sözleşmenin 6.3. maddesinde düzenleme yapıldığı, buna göre ödenmesi gereken miktarın 88.997,06 TL olduğu; m² yönünden yapılan incelemede, taraflar arasındaki sözleşmelerin dikkate alınarak ortak alanlardan gelen payların da dahil edilmesi gerektiği, sözleşme kapsamında taahhüt edilenden daha fazla brüt alan tespit edildiği, davacı yanın bu kaleme yönelik talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekileri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı taraf temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilmeden faiz başlangıcının ıslah tarihi dikkate alınarak belirlendiğini, kullanım alanının az olmasından kaynaklı tazminat taleplerinin istinaf incelemesinde yeniden rapor alınarak reddedildiğini, ancak raporun hatalı olduğunu, geç teslim nedeni ile talep edilecek gecikme tazminatının hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı temyiz dilekçesinde özetle; geç teslim nedeni ile tazmin borcu olmadığını, davacının taşınmazları teslim almayarak temerrüde düştüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29, 183 ve 237 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Davalının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirmede; Dava taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup davalı aleyhine hükmedilen ve davanın temyiz istemine konu edilen kısım 91.447,06 TL olup bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.375,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu gerekçelerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir. 2.a.Alacağın temliki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 üncü maddesinde; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." şeklinde düzenlenmiştir. b.6100 sayılı HMK'nın 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. c.Davalı vekili tarafından 24.07.2023 tarihli dilekçesi ekinde, ... 59. Noterliğinin 10.08.2022 tarih ve 21908 yevmiye numaralı alacağın devri başlıklı temliknamenin ibraz edildiği, temliknamede davacı şirket tarafından ... 32. İcra Müdürlüğünün 2020/6771 E. sayılı dosyasındaki 1.780.299,81 TL tutarındaki alacağının tamamının bütün ferileri ile birlikte ... ...'a devir ve temlik edildiğinin yazılı olduğu, temlike konu icra takibinin ise İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ilamının icrasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. d.O halde mahkemece, 6100 sayılı Kanunu'nun 125 inci maddesinde düzenlenen dava konusunun 3.kişiye devri hükümlerine göre davacının taraf sıfatı yönünden bir değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan açıklanan nedenlerle davalının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda V.C.3.2 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4576, K. 2024/3937, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4576-e-2024-3937-k-1af84c5c4a09