Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1804 E. 2023/5585 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1804
- Karar No
- 2023/5585
- Karar Tarihi
DURUŞMALI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2022/291 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen muhdesatın tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; vekil edenleri ile davalıların kardeş olduklarını, davaya konu eski 466 parsel, ... 411 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki muris ...'in tarafların babası olduğunu, taşınmazın 1975 yılında davacılar ve davalıların murisi olan ... tarafından satın alındığını, taşınmaz üzerinde bulunan zemin (dükkan) üstünde 3 normal kattan ibaret yapının vekil edenleri tarafından inşa edildiğini belirterek, dükkan ve üstü normal katın davacılara aidiyetine, ikinci normal katın davacılar ... ve ...'a aidiyetine, üçüncü ve son katın ise davacı ...'e aidiyetine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili, davaya konu edilen binanın muris tarafından yaptırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. 3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2013/1430 Esas, 2015/434 Karar sayılı kararıyla davacıların iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2018 tarihli ve 2016/130 Esas, 2018/1698 Karar sayılı ilâmıyla; “... Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın tarafların murisi adına 06.08.2002 tarihinde imar yolu ile tapuya tescil edildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde, zemin+3 katlı binanın bulunduğu, davacılar tarafından bahsi geçen binanın kendileri tarafından meydana getirildiğinin tespitinin istendiği, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği ve mahkemece davacının somut bir olguya dayanmadığı ve soyut iddia niteliğindeki bir tanık beyanı dışında hiçbir delil ibraz etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, az yukarıda bahsedilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Davacı vekili 01.11.2013 tarihli dava dilekçesinin ekinde yer ... delil listesinde yemin deliline açıkça dayanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesine göre, herkes meşru vasıta ve yollarla mahkemelerde iddia ve savunma hakkına sahiptir. Yine TMK’nun 6. maddesine göre iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Davacıların dava konusu taşınmazdaki muhdesatların kendilerine ait bulunduğu iddiasının ispatı bakımından yemin deliline dayandığı ve yemin hakkının mahkemece hatırlatılmamış olması temyiz konusu yapıldığına göre, öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkı bulunduğu hatırlatılarak yemin teklifi hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması, kullanmak istediği takdirde usulüne uygun bir biçimde davalının 6100 sayılı HMK'nun 228 ve devamı maddeleri gereğince davet edilip yeminli beyana başvurulması ve toplanmış ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kabule göre de; muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 s.lı HMK'nun 326/2. mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları / miras payları gözönünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1.Yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, 2. Usulüne uygun biçimde yemin işleminin yaptırıldığı, 3.Dosya kapsamındaki deliller yemin delili ile birlikte değerlendirildiğinde davacıların iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde (özetle), 1. Davanın ispatının yazılı delile bağlı olmadığını, 2. Delillerin isabetsiz takdir edildiğini, 3. Muhdesatın kullanımı için tanzim edilen yazılı belgenin dikkate alınmadığını, 4. Yemin delilinin değerlendirmesinde hata yapıldığını ileri sürerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 724, 728, 729 ve 1012/2, 3 üncü maddeleri, 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 ve 19 uncu maddeleri, 4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.