Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6517 E. 2023/6470 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6517
- Karar No
- 2023/6470
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1237 E., 2022/1498 K. KARAR : Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 352 inci maddesi gereğince usulden reddine, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak yerine yeniden hüküm tesisine İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/212 E., 2022/149 K. Taraflar arasındaki paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 352 inci maddesi gereğince usulden reddine, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak yerine yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1168 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin...'ten ...'a 2017 yılında, ...'dan ...'a 2018 yılında, ...'tan müvekkiline 31.10.2018 tarihinde satıldığını, davalı ile eski hissedar ...'ın 1168 parseli 1/2 hisse oranında fiilen taksim ettiklerini ve bu şekilde kullandıklarını, davalının eski hissedar...'e karşı ön alım davası açması üzerine keşif yapılacak diye fiili bölünmeyi kaldırdığını, davalının müvekkiline fiilen bırakılan kısmı izin almadan ve bir bedel ödemeden kullandığını belirterek, 1168 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin payına düşen 1/2 hissesine el atmanın önlenmesine, davaya konu taşınmazın tırman oluşturularak eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile eski hissedar ... arasında fiili taksim yapılmadığını, müvekkilinden başka diğer hissedarların taşınmazda kullanımının söz konusu olmadığını, taşınmazın tamamını her zaman müvekkilinin kullandığını, bu kullanımdan dolayı davacıya kira ödemesi yaptığını, fiili taksimin ön alım davasında tartışıldığını, bulunmadığından davanın kabulüne karar verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarından taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı, davacının kullandığı bir yer bulunmadığı, taşınmazda davacının 1/2, davalının 1/2 hissedar olduğu görüldüğünden, davacının payı oranında el atmanın önlenmesine, keşif esnasında, alınan raporlar ve dinlenen tanık beyanlarında tırman ile sınır ayrımı yapıldığına dair iddianın ispatlanamaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; a. Mahkemece reddedilen kısma itiraz ettiklerini, b. Tırman ile ilgili iddialarının 2013-2018 tarihli hava fotoğrafları ve fen bilirkişi raporu ile ispatlandığını, c. Ön alım davasında alınan raporda 2013-2017 yılları arasında fiilen ayrım olduğunun gözlendiğini, d. Yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; a. Taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, 2018 yılı uydu kayıtları incelendiğinde, müvekkilinin taşınmazı tek parça halinde kullandığının görüleceğini, b. Taşınmazın tamamını müvekkili kullansa da sorunun izale-i şuyu davası ile, çözümlenmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkemece el atmanın önlenmesine dair verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından taşınmazın tamamının davalı tarafından kullanıldığı ve davacının payına karşılık kullanabileceği bir yer olmadığının anlaşıldığı, el atmanın önlenmesi davası açmak için intifadan men şartının gerekmediği, el atmanın önlenmesi yönünden verilen karar isabetli olup davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, ancak anlatım bozukluğu içeren ifadeyle hüküm kurulması doğru olmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesisine ve reddedilen eski hale getirme talebinin kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 inci maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Öncelikli taleplerinin el atmanın önlenmesi ve bu sınırın korunması adına eski tırmanın oluşturulması olduğundan bu davada alt sınır uygulanmasının hakkaniyetli olmadığını, b. Sadece eski hale getirme ile ilgili itiraz ettiklerini, c. Tırman ile ilgili iddialarının 2013-2018 tarihli hava fotoğrafları ve fen bilirkişi raporu ile ispatlandığını, d. Ön alım davasında alınan raporda 2013-2017 yılları arasında fiilen ayrım olduğunun gözlendiğini, e. Bölge Adliye Mahkemesince verilen usulden red kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, 2018 yılı uydu kayıtları incelendiğinde müvekkilinin taşınmazı tek parça halinde kullandığının görüleceğini, b. Taşınmazın tamamını müvekkili kullansa da sorunun izale-i şuyu davası ile çözümlenmesi gerektiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesine dair verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacı tarafından temyize konu edilen eski hale getirme talebinin dava tarihi itibariyle belirlenen ve harçlandırılan değeri 500,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davalının bizzat kendi beyanı ve bütün dosya kapsamından anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazın tamamını davalının kullandığı, davacının kullandığı bir yer bulunmadığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince tarafların paydaş olduğu taşınmazda davacı payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi doğru görülmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda V-C-3-1 inci paragrafında açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda V-C-3-2 paragrafında açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Peşin yatırılan harcın davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.