Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6190 E. 2023/6281 K.
Konu: Müdahalenin Men'i
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6190
- Karar No
- 2023/6281
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Men'i
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/854 E., 2022/1246 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2022/39 K. Taraflar arasındaki müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1711 ada 75 parsel sayılı, 5 No.lu bağımsız bölümün İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/3155 Esas sayılı dosyasında yapılan ihale sonucunda davacının alacağına mahsuben adına tescil edilmiş olduğunu, ancak davalının müvekkilinin rızası dışında taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını beyanla dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sadece müvekkiline karşı müdahalenin men'i davasını yöneltmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, zira dava konusu taşınmazı kullanmaya başlayanın müvekkilinin eşi olduğunu, dava konusu taşınmazın aile konutu olması hasebiyle eşiyle birlikte müvekkilinin de kullandığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın kullanımında davacının muvafakati olup işbu ücretsiz kullanım sözleşmesinin sözlü yolla kurulmuş olduğunu, dolayısı ile açılan davanın kötü niyetli ve haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazın maliki olduğu, davalının davacıya ait dairede oturduğu anlaşılmakla, davalı her ne kadar taşınmazı davacının sözlü rızası ile ücretsiz olarak kullandıklarını beyan etmişse de bu hususta ispata elverişli yazılı delil sunmadığı, kaldı ki dava tarihi itibarıyla davacının rızasının bulunmadığı açık olduğundan davanın kabulüne; dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 4721 sayılı TMK'nun 683 üncü maddesi uyarınca müdahalenin men'i şartlarının oluşabilmesi için zilyedin taşınmazı herhangi bir hakka dayanmaksızın elinde bulundurması gerektiğini; ancak somut olayda müvekkilinin eşi ile davacı arasındaki ücretsiz kullanım sözleşmesi doğrultusunda müdahalenin men'i şartlarının oluşmadığını, Mahkemenin bu hususta senetle ispat sınırını dikkate alırken taşınmazın kira bedelini tespit ettirmesi gerektiğini, söz konusu sözleşmenin sözlü yolla kurulması sebebiyle tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, davada müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, taşınmazın kullanımının müvekkilinde değil, müvekkilin eşinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının taşınmazı ikametgâh olarak kullandığı, esasen bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, davalının davacıya ait olan taşınmazda mülkiyetten kaynaklanan ... olmadığı gibi davacıya karşı ileri sürebileceği şahsi bir ... da bulunmadığı, davalının taşınmazın eski maliki olduğu gözetildiğinde, işin esası hakkında yazılı şekilde el atmanın önlenmesine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı taraf savunmasında taşınmazı ücretsiz kullanım sözleşmesi uyarınca kullandığını ileri sürmüşse de sözleşmesinin varlığını ispat yükünü yerine getiremediğinden davalının taşınmazda fuzuli şagil olduğunun kabul edilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir" 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.