Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4952 E. 2024/5256 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi, Kâl, Ecrimisil Ve Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4952
Karar No
2024/5256
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi, Kâl, Ecrimisil Ve Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/226 E., 2023/732 K. DAVA TARİHİ : 19.10.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sütçüler Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/96 E., 2020/45 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl, ecrimisil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin mermer işletme ruhsatının bulunduğu alana davalının kendi mermer işleme ruhsat alanından çıkan hafriyatı döktüğünü, buna ilişkin alınan Maden İşleri Genel Müdürlüğü izin yazısının idare mahkemesince iptal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesini, maden sahasının eski hale getirilmesini, ecrimisil ve ruhsat alanında ticari kazanç elde edilememesinden dolayı tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin maden ruhsatı sahibi olmasına rağmen maden sahasının ...Mermer Maden Tur. İnş. A.Ş. tarafından rödovans sözleşmesiyle kullanıldığını, iddia edilen izinlerin bu şirket lehine müvekkili tarafından alındığını, idarenin verdiği izin nedeniyle pasa döküm işi yapıldığı için ortada haksız bir fiilden söz edilemeyeceğini, idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı sonrasında herhangi bir pasa dökümü yapılmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile rödovans sözleşmesi ile maden alanını kullanan şirketin verdiği zararlardan dolayı davalı ruhsat sahibi şirketin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan davalının eldeki davada pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının işletme ruhsatının bulunduğu madenin pasa döküm alanının yetersiz olması üzerine Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen izin üzerine davacının ruhsat alanına pasa dökülmeye başlanıldığı, davacı şirket tarafından idari yargıda açılan iptal davasında alınan yürütmeyi durdurma kararından sonra davacının ruhsat alanına herhangi bir pasa dökümü yapılmadığı, davalının pasa döküm işini idare tarafından verilen izin üzerinden yaptığından faaliyetinin haksız fiil niteliğinde olmadığı, diğer yandan pasa dökülen alanda işletilmeye müsait maden rezervi bulunmadığı gibi davacıya maden ruhsatı verilmesine rağmen işletme izni almadığı için madencilik faaliyeti yapamayacağından kar kaybı talebinde bulunulamayacağı, davacının zararlarını varsa izni veren idareden tam yargı davası yoluyla talep etmesi gerektiği, davacı tarafın ecrimisil ve tazminat taleplerini geri almış ise de davalı tarafın bu talebe muvafakat etmediği gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi dahil eksik inceleme yapıldığını, zarar miktarı tam olarak tespit edilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığını, idare mahkemesi kararı doğrultusunda idari izin işleminin baştan itibaren müvekkilinin haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, İlk Derece Mahkemesince verilen karar ile idare mahkemesi kararının çelişmiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın el atmanın önlenmesi, kâl, eski hale getirme, ecrimisil ve yoksun kalınan kâr tazminatı istemi olarak açıldığını, bu taleplerinin maddi tazminat olarak nitelendirilmeyeceği, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat talebi için ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kullandığı maden sahasının mülkiyetinin Devlete ait olduğu, pasa döküm yerinin davacı şirket tarafından henüz işletilmediği, davalı şirketin Maden İşleri Genel Müdürlüğünün yer göstermesi üzerine döktüğü pasa dökme eyleminin TBK'nın 63 üncü maddesi gereğince de haksız fiil niteliğinde sayılamayacağı, davacının davalı taraftan kâl ve tazminat talebinde bulunamayacağı, davacının varsa zararlarını bu izni veren idareden talep edebileceği, diğer yönden davanın haksız fiilden kaynaklanması, pasa dökülen alanın mülkiyetinin davacı tarafa ait olmaması, ecrimisil ve kal talebinin mülkiyet hakkından değil ruhsat hakkından doğması ve talebin de tazminat niteliğinde olduğu dikkate alındığında hükmedilen vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Özçınar Şti’ye verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4952, K. 2024/5256, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4952-e-2024-5256-k-b9744b3d4c7a