Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5745 E. 2023/6097 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5745
Karar No
2023/6097
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/67 E., 2022/77 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idarenin dava konusu 2 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının söz konusu taşınmazı üzerine konteyner koymak suretiyle ofis ve peyzaj malzemesi satış yeri olarak kullanarak haksız işgal ettiğini, davacı idarenin davalıya işgal tazminatını ödemesi için tebligat gönderdiğini ancak davalı tarafından ödemenin yapılmadığını belirterek, işgal tarihi olan 01.01.2009’dan 30.06.2014 tarihine kadar toplam 16.770,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ecrimisil istenen tarihler arasında işgal eden vasfı ile taşınmazı kullanmasının söz konusu olmadığını, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2014/265 Esas 2016/58 Karar sayılı kararıyla, davalının kullanımı ispatlanmamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarihli 2018/7097 Esas, 2020/7586 Karar sayılı kararıyla; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacı idare tarafından tanzim edilen dava konusu yerin kullanım durumuyla ilgili tespit raporunun imzalayıcılarının da belli olduğu daha okunaklı olanının dosyaya getirtilmesi, yine davacı tarafından, davalının işgal ettiği iddia olunan adrese muhatabın davalı ...’in olduğu dava öncesi tarihli tebligat çıkarıldığı, 29.01.2014 tarihinde muhatabın o anda toplantıda olması nedeniyle yerine adreste hazır bulunan birlikte sürekli çalışanı ...ı’ya tebliğin gerçekleştiğinin göz önünde bulundurulması, ayrıca davacı vekilince dosyaya sunulan bir firmaya ait internet adreslerine ilişkin dökümanlarda firmanın İstanbul ofisi adres bilgilerinde davacının, işgal edildiğini iddia ettiği adresin yer aldığı, yine bu adres bilgilerinin altında cep telefonu ve sabit telefon numaralarının bulunduğu, bu nedenle belirtilen internet adreslerinin ve bu sitelerde yer alan cep ve sabit telefon numaralarının kime ait olduğunun tespit edilerek davalının kullanım durumu hakkında bir değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından kendi idari görevlilerinin düzenlediği rapor dışında taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı yönünde ispat yükümlülüğü gereğince somut herhangi bir delil sunmamış olduğu, davalının kullanmadığı yönündeki savunmasının aksinin kanıtlanmadığı, sadece ihtarname keşide edilmesinin taşınmazın davalı tarafından kullanılması sonucunu doğurmayacağı, dava tarihi ve ecrimisil talep edilen yaklaşık 5 yıllık süreç açısından davalının taşınmazı kullandığına yönelik herhangi bir tespitin yapılmadığı, mahkememizce dava konusu alanda bulunan 0216 474 38 58 numaralı Türk Telekom abonelik sözleşmesinin ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğu, 24.06.2013 tarihinde aboneliğin yapıldığı ve 02.01.2015 tarihinde aboneliğin sonlandırıldığı, ticaret sicil kayıtlarında şirketin davalı ...'e ait olduğu, ancak davacı tarafça davanın bu şirkete yöneltilmediği dikkate alındığında davalı açısından sorumluluk doğmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde, dosya kapsamına göre davalının kullanımın ispatlanmış olduğunu, davalı adına dava konusu yere gönderilen tebligatın, davalı adına çalışanı tarafından tebliğ alındığını, dava konusu yerde faaliyet gösteren şirketin davalıya ait olmasının davalının kullanımını ispatladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5745, K. 2023/6097, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5745-e-2023-6097-k-9299b44a68bf