Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4695 E. 2023/6220 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin Saklı Pay Oranında Tenkisi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4695
Karar No
2023/6220
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin Saklı Pay Oranında Tenkisi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1150 E., 2022/760 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Suruç Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/783 E., 2022/427 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin saklı pay oranında tenkisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının muris ...'in çocuğu olduğunu, ... tarafından düzenlenen vasiyetname ile davacının saklı payından mahrum bırakıldığını, murisin tüm malvarlığını davalı olan torunlarına bıraktığını, vasiyetnamenin Suruç Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/180 Esas, 2018/57 Karar sayılı kararı ile açıldığını belirterek murisin sağlığında yaptığı hukuka uygun olmayan tasarrufun saklı pay oranında tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını 14.01.2021 tarihinde açtığı, vasiyetnameden 09.03.2018 havale tarihli dilekçesi itibari ile haberdar olduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterince incelenmeden karar verildiğini, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmediğini, muhtara teslim edildiğini, usulsüz tebligat olduğunu, vasiyetnamenin açılmasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, bu hali ile öğrenmenin hiç gerçekleşmemiş sayılması gerektiğini, gerekçeli kararın ekinde vasiyetnamenin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının vasiyetnamenin varlığını en geç vasiyetnamenin açılmasına yönelik dava dilekçesinin tebliğ edildiği 23.01.2018 tarihinde içeriğini, saklı payının zedelendiğini ise en geç istinaf dilekçesinin verildiği 09.03.2018 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerektiği, bu durumda davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenkisi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesine göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Somut olayda, davacı tarafından vasiyetnamenin açılmasına ilişkin Suruç Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2017/180 Esas, 2018/57 Karar sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, 09.03.2018 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde tenkise konu edilen vasiyetnamenin içeriğinden ve davalılara bırakılan miras paylarından bahsedildiği, davacının bu tarihte saklı payının zedelendiğini öğrendiğinin kabulü gerektiği, bu halde davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmıştır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4695, K. 2023/6220, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4695-e-2023-6220-k-c7b5f5aeabce