Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5336 E. 2024/3919 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali, Terditli Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5336
Karar No
2024/3919
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali, Terditli Tenkis

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2906 E., 2023/1866 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/276 E., 2022/308 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemiyle temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası Yemlihan Kanay'ın 04.09.2019 tarihinde öldüğünü ve ölmeden önce ... 5. Noterliğinde 18.08.2010 tarihli ve 19025 yevmiye sayılı vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetnameyi davalının baskısı, tehdidi ve zorlamasıyla düzenlediğini, murisin okuma-yazması bulunmadığı halde sanki okuması-yazması varmış gibi vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürerek, ... 5. Noterliğinin 18.08.2010 tarihli ve 19025 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin iptali, aksi takdirde tenkis talep etmiştir. Davacılar vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının aile meclisinde herkesi topladığını, müvekkillerinin miras hakkının olduğunu ikrar ettiğini ve miras hakkından doğan paylarını davacılara vereceğini sözlü olarak beyan ettiğini belirterek, vasiyetnamenin iptalini, aksi takdirde tenkis, mahkemece davanın süresinde açıldığı kabul edilmezse; davalının müvekkilleri ile yaptığı anlaşma kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının dilekçesindeki iddialarını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacak istemi yönünden usulünce açılmış bir dava bulunmadığından bunun yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığı, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin dosyada gerekçeli kararın davacılara tebliğ edildiği tarih ile iş bu davanın açıldığı tarih arasında 1 yıldan fazla süre geçtiği yani her iki istem yönünden de davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 1. Cevaba cevap dilekçesinde, iddianın genişletilmesi yasağı başlamadan önce alacak isteminde bulunduklarını, 2. Mahkemenin harç yatırılması konusunda taraflarına süre vermediğini, 3. Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun mahkemece vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis, terditli alacak davası olduğu şeklinde belirlendiğini, 4. Mahkemece taleplerinin hatalı olarak değerlendirildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçeve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacak talebi yönünden açılan usule uygun bir dava bulunmadığı, talebin ıslahının da bulunmadığı, vasiyetnamenin açılıp okunduğu dava ile davacıların vasiyetnameden haberdar oldukları, ancak bu davayı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadıkları ve İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını aynen tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis davasında; cevaba cevap dilekçesiyle alacak isteminin de davaya dahil edilip edilemeyeceği ile ilgilidir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 535, 557, 559 ve 571 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre özellikle ıslah yolu ile dava konusu edilmeyen bir talebin davaya dahil edilemeyeceği gözetildiğinde, cevaba cevap dilekçesindeki alacak istemiyle ilgili usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5336, K. 2024/3919, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5336-e-2024-3919-k-df4ef72c776e