Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/8207 E. 2022/140 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8207
Karar No
2022/140
Karar Tarihi

7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/07/2018 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin tenfizi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/01/2019 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Adalet Bakanlığının 06/12/2021 tarihli ve 3915 2028-153.01-1152-2019-E. 2379/35341 sayılı başvurusu ile HMK'nın 363. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Davacı, muris annesi ... 'in 11.11.1987 tarihinde vefat ettiğini, annesinin ölmeden önce Kırkağaç Noterliği'nde düzenlenen 14.07.1987 tarih ve 5122 yevmiye sayılı vasiyetname ile ...,... mahallesi 314 parsel sayılı taşınmazı ...,... ve kendisine vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/4-5 E. - K. sayılı ilamı ile açıldığını ve kesinleştiğini belirterek, vasiyetnamenin tenfizi ile dava konusu 314 parsel sayılı taşınmazın vasiyetnamedeki gibi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... , davanın reddini savunmuştur. Davalı , davanın yanlış açılan bir dava olduğunu, diğer bir kısım mirasçılara paylarının verildiğini, bu davada kendisinin mağdur olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, davalılardan ...,... 'e karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...'e karşı açılan davanın kabulü ile vasiyetnamenin tenfizine, 314 parsel sayılı taşınmazın muris adına kayıtlı tapusunun iptali ile taşınmazın 1/3 hissesinin Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/81-63 E.-K. sayılı veraset ilamındaki hissesi oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Kararın istinaf ve temyiz edilmeksizin 20.03.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlenmiştir. Kararı, kanun yararına bozulması için Adalet Bakanlığı temyiz etmiştir. Bir davada taraf ehliyeti dava şartlarından (HMK m. 114/1-d) olup taraf ehliyeti ise medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (HMK m. 50). Medeni haklardan yararlanma, yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp, kişinin ölümüne kadar devam eder (TMK m. 28). Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği; bununla beraber hâkimin, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği öngörülmüştür (HMK m. 55; HUMK m. 41). Ne var ki, kanunda ölü kişiye karşı dava açılması halinde nasıl davranılacağı gösterilmemiştir. Kural olarak ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması olanağı bulunmamaktadır. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılara yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Esasen dava açarken davacıdan davalının bu ehliyet durumunu araştırması beklenir. Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/81-63 E.-K. sayılı mirasçılık belgesi incelendiğinde, davalı ... 'in dava açılmadan önce 01.02.1994 tarihinde vefat ettiği görülmüş, davacının ölü kişiye karşı dava açtığı anlaşılmıştır. Davacı, ölü davalının mirasçısı olup davalının ölü olduğunu bilmemesi mümkün değildir. Davada, ölü davalı ... 'in taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece, ...,... parsel sayılı taşınmazın muris adına kayıtlı tapusunun iptali ile; taşınmazın 1/3 hissesinin Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/81 E. 1994/63 K. sayılı veraset ilamındaki hissesi oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Tescil hükmüne esas Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 1994/81-63 E.-K. sayılı mirasçılık belgesi vasiyetnamede vasiyette bulunan ... 'e ait olmayıp, ölü davalı ...'e ait mirasçılık belgesinin hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Mahkemece, hüküm sonucunda muris adına kayıtlı 1/3 hissenin mirasçılık belgesindeki payı oranında iptaline karar verildiği halde, kalan pay hakkında bir hüküm kurulmaması da doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, Kanun Yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerle kabulü gerekmiştir. SONUÇ: Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi açıklanan gerekçelerle yerinde görülmekle Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.01.2019 tarih, 2018/136 Esas ve 2019/24 sayılı kararının HMK 363. maddesi gereğince hükmün sonuçları ortadan kalkmamak koşuluyla KANUN YARARINA BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, aynı Yasanın 363. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Resmi Gazete’de yayınlanması için bozma kararının bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na Gönderilmesine, 05.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/8207, K. 2022/140, T. 05.01.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2021-8207-e-2022-140-k-6c42ec7cf3be