Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/20187 E. 2013/17994 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/20187
- Karar No
- 2013/17994
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.10.2013 günü belirlenen saatte temyiz edenler davalı ... Yatr.Ortk.A.Ş., ... İnş.San.ve Tic.A.Ş. vekili Av.... ile Hakem Heyeti Prof.Dr.... vd. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... İnş.Taah.Tur.Tic.A.Ş. vekili Av.... geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Davanın gerçek tarafı olmak ve hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmak koşulu ile bir hükmü ancak o davanın tarafları temyiz edebilirler. Hükmü temyiz eden Hakem Heyeti Prof. Dr.... ve arkadaşları ile Hakem Kurulu Sekreteri ...'ın davanın tarafı olmadığı gözetildiğinde adı geçenlerin hükmü temyiz hakkı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca adı geçen Hakem Heyeti ve Sekreterinin temyiz inceleme isteminin reddine karar verilmelidir. 2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince; dava hakem kurulu kararının kısmen iptali istemine ilişkin olup mahkemece evrak üzerinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/ bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Şu halde açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. Somut olaya gelince; davanın 6100 sayılı Yasa'nın onbirinci kısmında “Tahkim” başlığı altında düzenlenen ve 407. vd. maddeleri uyarınca oluşturulan hakem heyeti kararına karşı aynı Yasanın 439.maddesi gereğince açılan iptal davası istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yasanın 439/5. maddesi gereğince hakem kararına karşı açılan iptal talebi davaya bakan mahkeme aksine karar vermedikçe dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Bu durumda asıl olan dosya üzerinden karar verilmesidir. Ne var ki 6100 sayılı Yasanın “Basit Yargılama Usulünü” düzenleyen 316.maddesinin (b) fıkrası uyarınca (doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda Kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler) görülen davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu ve bu doğrultuda uygulama yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında tarafların hak arama özgürlüğü kapsamında iddia, savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkı ihlal edilerek evrak üzerinden karar verilmekle tarafların hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece 6100 sayılı HMK’nun 318, 319 ve 320.madde hükümleri uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile ve tarafların hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek şekilde evrak üzerinden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hakem Heyeti Prof. Dr.... ve arkadaşları ile Hakem Kurulu Sekreteri ...'ın temyiz inceleme isteğinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre de diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı tarafça peşin ödenen temyiz harcının istek halinde iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına takdir ve tespit olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.