Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3566 E. 2026/5493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3566
- Karar No
- 2026/5493
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3855 E., 2025/614 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin sanıklar hakkındaki mahkûmiyet kararları kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ... ile ... hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk derece İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli kararı ile sanıkların, atılı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir.
B.İstinaf İlk Derece Mahkemesi'nin anılan kararının katılan vekili ve sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 17.02.2025 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kaldırılarak, sanıklara atılı eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3/1-1. cümlesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, suçun dava zamanaşımı süresinin suç karşılığı Kanun'da öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi gereğince sekiz 8 yıl olduğu, suçun işlendiği 19.11.2015 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin başladığı, aynı Kanun'un 67/2-a maddesi gereğince sanıkların savunmasının alındığı 25.10.2016 tarihinde zamanaşımının kesildiği, bu tarihten sonra zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başladığı, sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının zamanaşımını kesen mahkumiyet kararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, savunmaların alındığı 25.10.2016 tarihinden inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin tamamlanması nedeniyle sanıklar hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, karar verilmiştir.
II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların soruşturma aşamasında ikrarda bulunduklarından, sübut bulan atılı eylem nedeniyle mahkûmiyet ile suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Hakkında kovuşturma aşamasında tefrik kararı verilen sanık ...'nin ... plakalı aracı ... ... Kapısından Türkiye'ye getirdikten sonra sanık ...'in işyerine bıraktığı, geçici ithal kaydı ile yurda getirilen aracın motorunun ve muhtelif parçalarının sanık ... tarafından söküldüğü, ... plakalı aracın motorunun, sanık ...'ın daha önceden sanık ...'a sattığı 06... plakalı araca takılması şeklinde gerçekleşen olayda, geçici ithal kaydı ile yurda getirilen yabancı aracı, sanıkların başından beri fikir ve eylem birliği içerisinde yurt içinde bırakmak ve araç parçalarını kullanmak amacıyla hareket ettikleri sanıkların aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'nun 3/1. maddesinin birinci cümlesi kapsamında bulunduğu, anılan maddede eylem için bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörüldüğü, aynı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca, eylem üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde cezanın yarı oranda artırılacağı, buna göre atılı suç bakımından dava zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d maddesi ve aynı Kanun'un 67/4. maddesinde öngörülen 15 yıllık asli, 22... aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi bulunacağı ve anılan maddelerde öngörülen zamanaşımı süresinin hüküm tarihi itibarıyla tahakkuk etmediği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 17.02.2025 tarihli ve 2024/3855 Esas, 2025/614 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.