Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1426 E. 2026/5215 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1426
- Karar No
- 2026/5215
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/315 E., 2024/1496 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2024 tarihli ve 2022/354 Esas, 2024/21 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 110/4., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31/3, 52, 62... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 6660 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2024/315 Esas, 2024/1496 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca adli para cezasının 40 TL olarak değiştirilmesi ve hükmün 5. paragrafının "Adli para cezasının miktarı nazara alınarak taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun hazırlık aşamasından beri doğru ve samimi şekilde yaşanan olayları anlattığına, suçu kabul etmediğini açıkça beyan ettiğine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair dosyada kesin ve somut delil bulunmadığına ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz sebepleri; mahkumiyetin kesin ve açık bir ispat olmadan zayıf bir ihtimale dayandırıldığına, birbiriyle çelişkili ve kesin kanaat oluşturmaktan uzak delillerle suça sürüklenen çocuğun cezalandırıldığına, tanık ... ...'nin korkuya dayalı beyanda bulunduğu belirtilerek soyut bir yorumda bulunulduğuna, tanığın korkmasını gerektirecek bir durum bulunmadığına, tanığın mahkeme beyanlarının dikkate alınmadığına, itfaiyeye haber verecek kadar büyüyen bir yangın esnasında çocukların çakmakla ormanı yakmaya çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanığın çocukları yangın çıkarırken görmediğini beyan ettiğine, suça sürüklenen çocuğun polise verdiği beyanının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, mahkumiyete dayanak hususların birbiriyle çelişkili olduğuna, dosyada mevcut fotoğrafta suça sürüklenen çocuk ...'in kıyafetinde is lekesi bulunmadığının görüleceğine, yangının nasıl çıktığı hususunun şüpheli olduğuna, suça sürüklenen çocuğun beraati gerektiğine ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz sebepleri;suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, somut tek bir delil dahi bulunmadığına, tanık ... ...'nin soruşturma aşamasında gerçeğe aykırı ve kovuşturmada kabul etmediği beyanları nedeniyle ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, dosyadaki fotoğrafa göre suça sürüklenen çocuk ...'ın üzerinde is lekesi dahi bulunmadığına, suça konu yerin kalabalık bir alan olduğuna, tanık ...'in beyanlarının somut delillerle desteklenmediğine, suça sürüklenen çocuğun üzerinde çakmak dahi bulunmadığına, yangının nasıl çıktığı konusunda dosyada delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun beraati gerektiğine ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Suça sürüklenen çocukların 6831 sayılı Kanun'un 110/4. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; 20.08.2019 tarihli suç tutanağına göre, Mahkemece tanık olarak beyanı alınan ...'nin fotoğrafını çektiği şahısların ormanı yaktığını gördüğü beyanı üzerine suça sürüklenen çocuklar hakkında tutanak düzenlenmesi, suça sürüklenen çocukların tüm aşamalarda suçlamayı reddetmeleri, olay yeri inceleme raporunda tanık ... tarafından beyan edilen alanda çakmak veya yanıcı- yakıcı maddeye rastlanmadığının tespiti, 18.08.2019 tarihli kolluk araştırma tutanağında bahse konu olayla ilgili herhangi bir kamera kaydı ve ifadesi alınanlar dışında bilgi sahibine rastlanmadığının belirtilmesi, tanık ... ve diğer tanıkların soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk ... müdafi, suça sürüklenen çocuk ... müdafi ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY DÜŞÜNCESİ
Suça Sürüklenen Çocuklar hakkında kasten orman yangınına sebebiyet verme suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.01.2024 Tarihli suça sürüklenen çocukların sabit olan eylemlerinden 6831 Sayılı Yasanın 110/4, TCK’nın 31/3, 62, 52/2-3, 52/4, 63 maddeleri uygulaması sonucu ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 6.660 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, para cezasının 24 eşit taksitle tahsiline, gözaltındaki sürelerin cezalarının mahsubuna yönelik verilen kararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 07.05.20 25... /315 E., 2024/1486 K. sayısıyla hükmün adli para cezasının 40 TL olarak düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine dair kararın temyiz incelenmesinde, Dairemiz çoğunluğunca SSÇ’lerin üzerine atılı suçta kesin delil bulunmadığından beraat etmeleri gerektiği yönüyle bozulması öngörülmüş ise de, SSÇ’lerin suçları sübuta erdiğinden ve bu haliyle istinaf kararının onanması gerektiği düşüncesiyle bu karara iştirak edilmemiştir.
Çünkü; Olay hakkında düzenlenen tutanaklarda Şanlıurfa ili ... ilçesi ... mahallesi Ağaçlandırma Sahası 43 Nolu bölmede çıkan yangının ihbar edilmesi üzerine 4 Hk. (40,000 m²) devlet ormanının yanmış olduğu, burada 3 hektarı fidan dikili alan ve 2025 adet kızılçam fidanının tamamının yanarak hayatıyetini kaybettiği, yapılan araştırmada yangını kimliği belirsiz kişilerin çıkarıp kaçtığı, görgü tanığının bu kaçan kişileri resimlediğinin belirtildiği, soruşturma sırasında tanık ... ...’nin yangını çıkaran çocuklara yönelik resimleri kolluğa verdiği ve içlerinden ...’ı tanıdığını belirttiği, olay yeri hakkında yangın raporları düzenlenip fotoğraflarla belgelendiği, SSÇ ...’ın kolluktaki ifadesinde orman yangınına kendi içtiği sigara izmaritinin sebep olduğunu beyan ettiği bunun üzerine SSÇ’ler hakkında kasten orman yakma suçundan dolayı kamu davası açıldığı şeklinde gerçekleşen olayda; Her ne kadar ilk derece Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesince ilk kararında SSÇ’ler hakkında beraat kararı verilmiş ise de, daha sonraki süreçte tekrar tanıkların dinlenmesi, özellikle esaslı tanık ...’nin ilk samimi beyanlarıyla SSÇ’lerin fotoğraflarını çektiğini söylemesi, daha sonra bu tanığın beyanlarından kısmen vazgeçerek fotoğrafları kendisinin değil başkasının çekerek kendisine gönderdiğini söylemesi ve fakat SSÇ’lerle ilgili kolluğa bildirdiği fotoğrafların kendisi tarafından soruşturma evrakına alındığı görülmüştür. Yani bu tanık ...’in ilk beyanları ve SSÇ’lerin kaçamaklı ikrarlarında olay tarih ve zamanında yangın çıkan mahalde bulundukları konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Keza orman yangının çıktığı olay mahalli hakkında düzenlenen tutanaklar, fotoğraflar, keşif ve bilirkişi raporlarıyla sabit olmuştur. Bu durumda SSÇ’lerin eylemleriyle çıkan yangın arasında illiyet bağının olduğu konusunda da herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. O halde suçun sübutuna etkili olan deliller, bu delillerin tartışılması, suçun kabulüne yönelik gerek ilk derece gerekse bölge adliye ceza daire karar gerekçeleri yerinde olup mahkumiyet kararının onanması gerektiği kanaatiyle Dairemiz bozma düşüncesi yerinde değildir. 29.04.2026