Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4967 E. 2026/4925 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4967
Karar No
2026/4925
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/711 E., 2024/761 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine ve suça konu eşyaların müsaderesine savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2022/579 Esas, 2024/66 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/ 18... /23 maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52/2 maddeleri gereği 6.000,00 TL ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B.İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2024/711 Esas, 2024/761 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine ve sanık kendisini vekil ile temsil etttirdiğinden AAÜT gereğince 17.900-TL maktu vekâlet ücretinin müştekiden alınarak sanığa verilmesine ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanık hakkında açılan davada işlediği suç sabit olmadığından bahisle verilen beraat kararının hukuka uygun olmaması nedeniyle tüm deliller toplanılarak karar verilmesi gerekmekte olup, sadece ifadelere dayanılarak yapılan eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen beraat karanın yasal koşulları oluşmadığından bozulmasına, sanığın cezalandırılmasına, kaçak olarak ele geçirilen suça konu eşyaların tasfiyesine, vekil ile temsil edilen Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Kolluk görevlilerince, sanığın iş yerinde delil elde etmek amacıyla yapılan arama işleminin, hukuka uygun olmaması nedeniyle dosya üzerinden sanığın beraatine karar verilmesi yerine, 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sınırlı olarak sayılan ve kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlenen "Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" karşısında, istinaf kanun yolu incelemesi yapan dairenin, yukarıda belirtilen hukuka aykırılıktan dolayı bozmayı gerektirip gerektirmediği hususunda takdir yetkisi bulunmaması ve ilk derece mahkemesinin kararının da mutlaka bozulması gereken kararlardan olması nedeniyle, sanık hakkında bozma kararı verilerek, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yerine beraat kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Olay tarihinde kolluk görevlilerinin önleme araması kararına istinaden sanığa ait iş yerinde yaptıkları aramada suça konu alkollü içkilerin ele geçirildiği kabul edilen olayda; dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş bir adlî arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı adlî arama kararının da bulunmadığı, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup Anayasa’nın 38/6. maddesinin “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a bendi, 217/2. fıkrası, 230/1. fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise, hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeler ile dosyada bulunan kamuya açık alanlarda suçun önlemesi amacıyla verilen önleme araması kararına istinaden sanığın iş yerinde arama yapılamayacağı ve hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince sanık hakkında kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (3) numaralı fıkrasında yer alan "müştekiden" ifadesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ''Hazineden" ifadesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Dosya içerisinde bulunan önleme kararında umuma açık işyerlerinde arama yapılacağı belirtilmiş olduğundan sanığa ait umuma açık işyeri olan içkili lokantada kaçak içki bulunduğundan yapılan arama usule uygun olduğundan sayın çoğunluğun onama kararına muhalifim.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4967, K. 2026/4925, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-4967-e-2026-4925-k-352328759b38