Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4632 E. 2026/5387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4632
- Karar No
- 2026/5387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1699 E., 2024/369 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/81 Esas, 2022/137 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1, 93/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51,53,62. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan karara yönelik katılan vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/2126 Esas, 2022/2277 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporu aldırılması ve zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle nedeniyle bozulmasına karar verilmesinden sonra Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2023/41 Esas, 2023/508 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1, 93/2, 5237 sayılı Kanun'un 21/2, 51,53,62. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/1699 Esas, 2024/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının incelenmesi neticesinde, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraatine ve düzeltilerek istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, basiretli tacir konumunda olan sanıkların işiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgilere sahip olmasının bekleneceğine, sanığın yaptığı işin gerektirdiği risklere uygun önlemler alması gerektiğine, sanıkların yağmur veya kar suyu erimesi iddiasıyla suçla aralarındaki illiyet bağının koptuğundan söz edilmesinin imkansız olduğuna ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün kaldırılması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtiliği üzere; "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır.
5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olabilecektir."
Bu nedenle Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 15.11.2022 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen 05.10.2023 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2023/1699 Esas, 2024/369 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı, Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli 2021/ 81... /137 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/1699 Esas, 2024/369 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.