Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/1441 E. 2024/10102 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1441
- Karar No
- 2024/10102
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1883 E., 2023/4447 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri; kamu davasının düşmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, zamanaşımını kesen nedenlerin dikkate alınmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.08.01.2008 tarihinde, vergi dairesi görevlilerinin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...’ya ait işyerinde yaptıkları denetimde bandrolsüz olduğu tespit edilen 35 cl.lik toplam 6 şişe kaçak alkollü içki ele geçirilmiştir. 2.Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ..., suça konu alkollü içkileri sanık ...'dan satın aldığını beyan etmesi üzerine, sanık ... hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet suçundan açılan kamu davası, hukuki ve fili irtibat bulunması nedeni ... hakkında açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 3.Suça konu alkollü içkileri kaçak olduğuna dair bilirkişi raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 4.İlk Derece Mahkemesi tarafından, olay tutanlarına göre sanığa atılı 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun sübuta erdiği sabit görülerek, sanığın 1 yıl 8 ay ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 5.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran süre de eklenmek suretiyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden istinaf inceleme tarihinde kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, davanın düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, söz konusu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkumiyet hükmünün kaldırılarak yerine "sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği zamanaşımı nedeniyle düşmesine, suça konu kaçak içkilerin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası fıkrası gereği müsaderesine," şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. III.GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, suçun 08.01.2008 tarihinde işlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.07.2011 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 14.05.2013 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, 14.05.2013 tarihli suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, suçun işlendiği 08.01.2008 tarihinden itibaren, duran süre de eklenmek suretiyle, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.11.2023 tarihli ve 2023/1883 Esas, 2023/4447 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ardahan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20.11.2024