Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/17486 E. 2024/440 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/17486
- Karar No
- 2024/440
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3706 E., 2022/5424 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı, suça konu dokuz adet cep telefonunun iadesi, bir adet cep telefonunun gümrük işlemleri yapılarak sanığa iade edilmek üzere Gümrük İdaresine teslimi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2018/171 Esas, 2022/618 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan .anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği hapis cezasından çevirilme 5.400,00 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 4.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/3706 Esas, 2022/5424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, suça konu dokuz adet cep telefonunun iadesi, bir adet cep telefonunun gümrük işlemleri yapılarak sanığa iade edilmek üzere Gümrük İdaresine teslimi suretiyle katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyet yerine beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, suça konu eşyaların müsadere kararının onanması yerine iade kararı verilmesine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.16.01.2018 tarihinde uçakla Dubai' den, İstanbul ... Havalimanına gelen sanık ...’in "gümrüğe tabi eşyam yoktur" anlamına gelen yeşil hattı geçtikten sonra, gümrük görevlileri tarafından yapılan üst araması sonucunda toplam 10 adet cep telefonu ele geçirilmiştir. 2.Sanık ... suça konu telefonları tamir amaçlı Türkiye'den Dubai'ye götürdüğünü, yeni telefon almadığını savunmuş ise de yabancı menşeili ve usulüne uygun ülkeye girmiş eşyaları tamir amaçlı ülke dışına çıkartılması ve geri getirilmesi hususunda gümrük mevzuatımızda gerekli düzenlemeler mevcut olup, sanığın bu düzenlemeler ışığında hareket ettiğini gösterir herhangi bir bilgi yada belge sunmadığı, keza sanığın bu şekilde söz konusu ürünleri ülkeye yasal yolla girdiğini ve kendisine tamir amacıyla bırakıldığını gösterir gerekli ve yeterli miktarda bilgi ve belge sunmadığı, suça konu eşyaların ticari mahiyet arzettiği ve miktar itibariyle ticari mahiyette kaldığı, yolcu beraberinde gelebilecek eşya sayısından fazla olduğu tamir maksadıyla çıkartılsa dahi ülkeden çıkartma ve ülkeye geri getirme hususunda gerekli gümrük işlemlerinin yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın cep telefonu ve aksesuarları ile ilgili ticari faaliyette bulunduğu, bilirkişi raporuna göre sanıkta ele geçirilen 10 adet cep telefonundan 9 adetinin IMEI numaralarının kayıtlı olduğu, yolcu beraberinde kaydedilen cihazlardan olduğunu, 1 adetinin de kişisel ihtiyaç nedeniyle getirildiğinin miktara göre sabit olduğu, sanık tarafından ibraz edilen suç tarihi öncesine ilişkin fatura ve "ikinci el cep telefonu satan kişi" belgelerinde suça konu cep telefonlarının IMEİ numaralarının yazılı olduğu, yine bilirkişi raporuna göre sanıkta yakalanan telefonların bir kısmının garanti sürelerinin suç tarihine göre yakın tarihte dolacağının ve bu kapsamda da ikinci el cep telefonu olduklarının anlaşılması ve ayrıca suça konu cep telefonlarından 7 adedinin vergilerinin ödenmiş oluşu ve bu telefonların sanığın firmasına ait gider pusulasında görülmesi karşısında; sanık savunmasının doğrulandığı, sanığın suça konu telefonları yurt dışından ülkeye sokmadığı, ülke içerisinden yurt dışına tamir amaçlı götürdüğü ve ülkeye girişte yakalandığı belirlendiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında beraat kararı ve suça konu eşyadan dokuz adet cep telefonunun iadesi, bir adet cep telefonunun gümrük işlemleri yapılarak sanığa iade edilmek üzere Gümrük İdaresine teslimi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE Sanığın cep telefonu ve aksesuarları ile ilgili işyerinin bulunduğu, bilirkişi raporuna göre suça konu on adet cep telefonundan dokuz adetinin IMEI numaralarının kayıtlı olduğu, yolcu beraberinde kaydedilen cihazlardan olduğunu, bir adetinin de kişisel ihtiyaç nedeniyle getirildiği, sanık tarafından ibraz edilen suç tarihi öncesine ilişkin fatura ve gider pusulası, vergi tahsili alındı belgelerinde suça konu cep telefonlarının IMEİ numaralarının yazılı olduğu, yine bilirkişi raporu ve sanık tarafından sunulan belgelere göre telefonların bir kısmının garanti sürelerinin suç tarihine göre yakın tarihte dolacağının ve bu kapsamda da ikinci el cep telefonu olduklarının anlaşılması ve ayrıca suça konu cep telefonlarından yedi adedinin yolcu beraberi getirilerek vergilerinin ödendiğinin anlaşılması karşısında; sanık savunmasının doğrulandığı, sanığın suça konu telefonları yurt dışından ülkeye sokmadığı, ülke içerisinden yurt dışına tamir amaçlı götürdüğü ve ülkeye girişte yakalandığı belirlendiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanık hakkında beraat ve suça konu eşyadan dokuz adet cep telefonunun iadesi, bir adet cep telefonunun gümrük işlemleri yapılarak sanığa iade edilmek üzere Gümrük İdaresine teslimi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/3706 Esas, 2022/5424 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.