Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/10 E. 2026/4968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10
- Karar No
- 2026/4968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1701 E., 2023/821 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk derece İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2019/364 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62, 52... /1-2-3. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 168.741,21 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 447.808,33 TL banka zararının, 30.589,78 nispi harcın, 39.440,42 TL nispi vekalet ücretinin ve 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmiştir.
B.İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/1701 Esas, 2023/821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık müdafiin temyiz isteği; 19 yıllık kıdemi bulunan sanığın savunma ve delilleri dikkate alınmadan eksik araştırma ile karar verildiğine, banka teftiş ve idari soruşturmasının geç başladığının gözetilmediğine, soyut beyanlara ve müşteki bankanın tek taraflı soruşturma raporlarına dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanığın suç kastının bulunmadığına, zimmete konu paranın döviz hesabına aktarım yapılıp sanığın menfaat temin ettiğine dair delil bulunmadığına, sanığın işçi statüsünde olup 5411 sayılı Kanun'un aradığı anlamda zimmet suçunu işlemeye elverişli bir görevde bulunmadığına, zilyetliği kendisine devredilmiş koruma ve gözetiminde bir paradan mesuliyetinin bulunmadığına, iç denetim yükümlülüğünü zamanında yerine getirmeyen bankanın ihmalinden sanığın sorumlu tutulamayacağına, atılı suçu kabul etmemek ile birlikte eylemin basit zimmet olarak kabul edilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına,sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin diğer temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Adlî para cezasının tayini yönünden; 5411 sayılı Kanun'un 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı cihetle; sanık hakkında hapis cezasının yanında, mahkemece nitelikli zimmet olarak kabul edilen 56.247,07 TL tutarındaki kısımdan, ödeme miktarı olan 15.000,00 TL'nin mahsubu sonucu oluşan 41.247,07 TL zimmetin yukarıda anılan madde hükmü gereğince üç katı tutarı olan 123.741,21 TL adli para cezası ile mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla adli para cezası tayini, hukuka aykırı bulunmuş, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
III.KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkındaki hükmün beşinci fıkrasından "...56.247,07 TL..." ve "...168.741,21 TL..." ibareleri çıkartılarak yerlerine "...41.247,07 TL..." ve "...123.741,21 TL..." ifadelerinin eklenmesi, altıncı fıkrasından "...168.741,21 TL..." ibaresi çıkartılarak yerine "...123.741,21 TL..." ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tazmine hükmedilen 447.808,33 TL üzerinden hesaplanan 30.589,00 TL temyiz onama harcının sanık ...'tan tahsiline, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.