Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9277 E. 2024/10773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9277
- Karar No
- 2024/10773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/291 E., 2022/90 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden; sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı; Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın gıyabında verilen hükmün son fıkrasında tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği belirtilerek kanun yoluna başvurmada sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; yakalanan ürünlerin tütün bazlı incelemesinin yapılmadığına, arama işleminin hukuka aykırı yapıldığına, hukuka aykırı arama nedeniyle ikrarın geçerli sayılamayacağına, her türlü şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, davanın zamanaşımına uğradığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Rutin kontroller esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki araçta önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucu farklı markalara ait 42 kg kaçak çay, 200 paket kaçak makaron ve 344 çakmağın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; suçlamayı kabul etmemiştir. A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilmek suretiyle yanıltılarak ihtarat yapılması suretiyle usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda sanığın 04.11.2021 tarihli celsede yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine Mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği ve soruşturmadaki ihtarat yapıldığından sanığın yanıltmış olmadığı anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.