Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/493 E. 2024/11745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/493
- Karar No
- 2024/11745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/401 E., 2023/154 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet 21.09.2018-11.11.2018, 12.11.2018-01.03.2019 KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2023 tarihli ve 2022/401 Esas, 2023/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı kalmak suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün itiraz edilmeksizin 13.09.2023 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 94660652-105-46-23660-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/4338 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/4338 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/3. maddesinde "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemenin yer aldığı, Somut olayda, mahkemesince 05/07/2023 tarihli tensip zaptı ile basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmesi sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verildiği halde, belirlenen sonuç ceza üzerinden 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca dörtte bir oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayinine neden olacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Her ne kadar yükümlünün yoklama kaçağı suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilerek hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmış ise de; özelliği itibarıyla bir suç işleme kararının icrası kapsamında parçalara bölünerek 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde yapılan düzenlemeye uyacak biçimde zincirleme olarak işlenmesi mümkün olmayan; her kendiliğinden gelme ya da yakalanma hâlinden sonra eylemini yinelemekle, öncekinden bağımsız ve farklı olarak yeniden işlenmeye başlayan mütemadi (kesintisiz) suç niteliğinde bulunduğundan; sanığın yakalanma ve kendiliğinden gelme ile sona eren her fiilinin ayrı bir suç oluşturduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.