Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9090 E. 2026/4908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9090
Karar No
2026/4908
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/983 E., 2022/626 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Nakil araçlarının iadesine ilişkin kararın Dairemizin 22.09.2021 tarihli ilâmıyla onanmak suretiyle kesinleştiği ve Mahkemece bu hususta yeniden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla temyize konu hüküm bulunmadığından katılan vekilinin nakil araçlarıyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Bozma sonrasında Mahkemece öncelikle bozma ilâmına uyulup uyulmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi gereğince bozma ilâmına uyulup uyulmayacağı hususunda bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, Kabule göre ise; 1.Suç konusu 4384 kg balın miktarı gözetildiğinde, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, asgari hadden hüküm kurulmak suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,

2.Sanık ... yönünden; suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıklar ... ve ...'nun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin 31.10.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/218 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 18.04.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.09.2017 olduğu, Anılan dosyalarda sanıkların eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanıkların bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemedikleri ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

4.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılan ... İdaresi lehine karar tarihi itibarıyla verilen vekâlet ücretinin sanıklardan eşit oranda alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili, sanık ... müdafi ve sanık ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9090, K. 2026/4908, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-9090-e-2026-4908-k-e4f472ee7b47