Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9030 E. 2023/7983 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9030
Karar No
2023/7983
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/254 E., 2023/215 K. ŞİKAYETÇİ : Gümrük İdaresi SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi, kaçak eşyanın müsaderesi, etkin pişmanlık kasamında yatırılan paranın iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, buna göre de Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2013 tarihli ve 2022/1025 Esas, 2013/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde 16.07.2014 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2022 tarihli ve 2022/270 Esas, 2022/1085 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, etkin pişmanlık kapsamında yatırılan paranın iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; düşme kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına hükmedilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; ele geçirilen sigaraların kişisel kullanım kapsamında olduğundan beraat kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 18.03.2010 tarihinde sanığın sürücüsü olduğu binek aracının şüphe üzerine durdurularak araçta yapılan aramada toplam 38 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. 2.Sanık savunmasında suçlamayı inkar etmiştir. 3.Suça konu sigaraların kaçak olduğuna dair bilirkişi görüşünün dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yargılamaya konu eylemin suç tarihi 18.04.2010 tarihi olup, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasında, zamanaşımını kesen en son işlemin 03.03.2011 tarihli sanığın savunması olduğu, bu tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık dava zaman aşımı süresinin 03.03.2019 tarihinde dolduğu, sanık hakkında İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2013 tarih 2012/1025 Esas 2013/327 Karar sayılı ilam ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 15.07.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde hükmün açıklanmasına sebep teşkil edecek İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/560 Esasında kayıtlı kasıtlı suçu 16.07.2014 tarihinde işlemesi karşısında, aradaki sürede dava zamanaşımının durduğu ve bu sürenin 1 yıl 1 gün olup dava zamanaşımı süresine eklenmesi gerektiği, bu halde de dava zamanaşımı süresinin 04.03.2020 tarihinde dolduğu ve dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle davanın düşürülmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması kanuna aykırı ve istinaf başvurusu bu nedenle yerinde görülmüş, ancak bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden; hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, etkin pişmanlık kasamında yatırılan paranın iadesine şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın eyleminin açılan kamu davasının niteliği ve hükmün mahiyetine göre 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, yargılama konusu 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden Gümrük İdaresinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun'un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, suçun 18.04.2010 tarihinde işlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.06.2013 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 16.07.2014 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, 16.07.2014 tarihli suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, sanığın savunmasının alındığı 03.03.2011 itibaren, zamanaşımın durduğu 1 yıl 19 gün süre de eklenmek suretiyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış olup, her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, suç tarihi ele geçen eşyaya göre suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin itirazının reddine karar verildiği tarih itibariyle kesinleştiği kabul edilerek, 1 yıl 1 gün zamanaşımı süresinin durduğu, bu süre eklenmek suretiyle olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, bu husus sonuca etkili görülmediğinden hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır. V.KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, Gümrük İdaresi vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.10.2023

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9030, K. 2023/7983, T. 10.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-9030-e-2023-7983-k-6004be45625f