Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3808 E. 2023/11228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3808
Karar No
2023/11228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2014/656 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 108 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 51 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca erteli 1 ... 20 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu emval ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/2787 Esas, 2021/5597 Karar sayılı ilâmıyla; "1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile TCK'nin 75. maddesinde yapılan değişiklik ve ekleme sonucu 6831 sayılı Kanun'un 108/1. maddesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 2-Dairemizin 28.09.2020 tarihli 2020/1515 E. 2020/11589 K. sayılı kararında gerekçeleri belirtildiği üzere; 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K.sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d maddesinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti, 3-Sanık hakkında hapis cezası yanında hükmedilen 8 gün adli para cezası, 20 TL.den paraya çevrilirken 160 TL.yerine 80 TL.yazılması, 4-Hüküm kurulurken uygulama maddelerinin bazılarının gösterilmemesi, 5-Sanığa; bilirkişi raporunda belirtilen somut zararı ödemesi halinde lehine olan CMK'nın 231/5. maddesi hükümlerinin uygulanması imkanı bulunduğunun adil yargılanma hakkının bir unsuru olan yargılama makamlarının "sanığa haklarını öğretme yükümlülüğü" kapsamında, usulüne uygun şekilde açıklanıp bildirilerek sonucuna göre anılan hükümlerin uygulanma imkanının bulunup bulunmadığının hükümde tartışılması gerektiği hâlde, söz edilen ilkelere uyulmaksızın, katılan kurumun zararlarının karşılanmaması sebebi ile koşulları oluşmadığı biçimindeki soyut gerekçe ile uygulama yapılarak adil yargılama ilkesine aykırı davranılması," nedenleriyle sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

3.Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/440 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 51 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca erteli 1 ... 20 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu emval ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanığın ağaç kesme suçundan da cezalandırılması gerektiğine, ertelemenin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, "sanığın 8 gün karşılığı 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken neticeten 1 ... 20 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1.22.09.2012 tarihinde orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, ... plakalı, odun yüklü aracın durdurulmak istenmesi üzerine araç şoförünün aracı terk ederek kaçtığı ve araçta 3 kental odun olduğu tespit edilmiştir.

2.18.07.2013 tarihli kolluk araştırma tutanağına göre ... plakalı aracın sanık tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.

3.Sanık savunmalarında aracı babasının satın alıp almadığını hatırlamadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Bozma sonrası savunmasında ise kendisine şizofreni teşhisi konulduğunu, cezai ehliyetinin olmadığına dair raporu olduğunu ifade etmiştir.

4.... plakalı araca ait ruhsat bilgileri dosyada mevcuttur.

5.Malen sorumlu aracı galeride takas ettiğini ancak satışını vermediğini, sanığı tanımadığını beyan etmiştir.

6.Suça konu emval üzerinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, yakacak nitelikte emvalin 2012 yılı şubat ayı içinde temin edildiği ve usulsüz kesim damgası olduğu tespit edildmiştir.

7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE

1.Sanığın savunmasında cezai ehliyetinin olmadığına dair raporu olduğunu, kendisine şizofreni teşhisi konulduğunu ve hala bakım merkezinde kaldığını beyan etmesi, sanığın güncel adlî sicil kaydında akıl hastalığı sebebiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın 22.09.2012 tarihinde işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adlî Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2.Mahkemenin 16.03.2016 tarihli hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında 6831 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği cezada kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 1 ... 20 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın neticeten 1 ... 20 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

3.Sanık hakkında kısa süreli hapis cezası ile birlikte adlî para cezasına da hükmedildiği anlaşılmakla, adlî para cezaları bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken ayrım yapmaksızın "sanığın cezasının" ertelenmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/440 Esas, 2022/335 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3808, K. 2023/11228, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-3808-e-2023-11228-k-1f180658702f